İklim değişikliğinin bilimsel anahtarı: IPCC

Karşılaştığımız riskler her zaman sezgisel ve açık olmamakta…

Açık ve hissedilebilen riskler; giderek artan enflasyonun artmasına çözüm bulunamaması, iki yıldır COVİD-19 pandemisiyle halk kitlelelerinde sağlık risklerinin yaygınlaşması…

Ekolojik-  kaygı  yaratan  riskler  ise, başımıza  gelmedikçe kimilerince kulak arkası edilen  cinstendir. Ve bilgilendirmeye pek de ihtiyaç hissettirmezler.

İşte, Birleşmiş Milletler (BM),1988 yılında, 195 ülkenin katıldığı bir panel çerçevesinde ; “ İklim değişikliği konusunda mevcut bilimsel  teknik ve sosyo-ekonomik bilgi ve çalışmaların  değerlendirilmesi ; iklim değişikliği ve politikaları  konularında  amaçlarına uygun  bilgi vermek ve belirli  konularda  özel rapor  ya da  teknik değerlendirmeler hazırlamak” için “IPCC-  Hükümetlerarası   İklim Değişikliği Paneli ”– merkez olarak  İsviçre-Cenevre’ de kurulmuştur.

2000’li yılların başlarında Türkiye’ninde  imza koyduğu bu oluşumda; Orman , Çevre, Tarım   Bakanlıkları kuruluşlarında  başlatılan  projelere  bağlı daimi ve geçici deneme alanlarında yüzlerce teknik eleman görevlendirildi.  Bolu Aladağlar’da  Şerif  Yüksel Araş. Ormanı’nda ”Uludağ  Göknarı” türünün izlemeye alındığı sabit deneme alanı halen gözlenmekte ve raporları  Bakanlığa gönderilmektedir.

2007  yılında  IPCC ;   insan kaynaklı iklim değişimi konusunda  mevcut bilginin  gelişmesine ,bu bilginin yayılmasına  ve söz konusu bu değişimin önlenmesi için  yapılması gereken çalışmaların temellerinin   belirlenmesine  yapmış olduğu katkılardan dolayı   2007 yılı Nobel Barış Ödülüne layık  görülmüştür.

9 Ağustos 2022 ‘de yayınlanan altıncı ve son  raporda, hükümetleri iklim değişikliği konusunda daha  hızlı ve etkili   adımlar atmaya davet edilmektedir.

Raporun   ana fikri;  sıcaklığın  tahmin edilenden  çok daha hızlı bir şekilde arttığı ,büyük ölçüde insan  faaliyetlerinden kaynaklandığı, artan sera gazı  sıcaklığın emisyonlarının sonucunda ortalama sıcaklığın  2010-2019 yılları arasında 1850-1900 yılları arası döneme kıyasla, 1 Co dereceden fazla arttığı ifade ediliyor.Bu artışlara  bağlı 4 farklı senaryo  oluşturulmuştur. Raporda, Türkiye’nin içinde bulunduğu Akdeniz Kuşağı iklim değişiminde etkilenen ve etkilenmesi beklenen bölgeler arasında yer alıyor.

 2022 yılında  Glaskow ‘da düzenlenen COP 26 ‘ ya gözlemci olarak katılan Prof.  Thomas  Burelli ‘ye göre;  Çalışma Grubu II ‘ nin raporunda  ,küresel ısınmayla ilişkili iklim etkilerinin ve risklerin en güncel özeti oluşturulmuştur. 67  ülkeden  270 yazar tarafından  hazırlanmış  3675 sayfalık  anıtsal  bir rapordur. Bu rapor 34 binden  fazla   bibliyoğrafik  referansa  atıf     yapılan  62418  yoruma  konu olmuştur. Bu nedenle hem son derece  belgelenmiş  ,hem de küresel ısınma ile ilişkileri   etki ve riskler konusunda çok güvenilir bir bilgi kaynağıdır. Böylece nihai hedef  verilerimize (ve kamuoyuna) mümkün olan en güncel ve doğru bilimsel verileri sağlamaktadır.

BU SENARYOLAR  BAŞKA  SENARYO ..!

“İklim değişimi senaryoları “ söylemini  mutlaka duymuşsunuzdur . İklim ekonomisi  uzmanı Fransız  Christian   de Perthuis (mayıs 2022 ) de yayınlanan yeni kitabında film ve iklim senaryolarına şöyle açıklık getirmekte:

Senaryo: Teknik göstergeler ve diyaloglar da  dahil olmak üzere (bir filmin) eylemi açıklayan belge.

İklim senaryosu: Antropojenik iklim değişikliğinin  potansiyel sonuçlarını açıklamak için oluşturulmuş tutarlı bir dizi iklimsel ilişkiye dayanan, gelecekteki iklimin  makul  ve genellikle basitleştirilmiş bir temsili raporu.

Film senaryoları, genellikle en umutsuz  durumları tersine çevirmede  büyük yaratıcılık  gösterir. Oysa iklim senaryolarındaki  kurallar çok farklıdır. Kısıtlamaları belirleyen ve nihai sonuca  karar  verecek  olan  fizik ve biyoloji yasalarıdır.  IPCC senaryoları , insanları  halihazırda  atmosfere saldığı sera gazı  stokunu  göz önünde bulundurarak ve gelecekteki emisyon  yörüngeleri hakkında varsayımlarda bulunarak geleceğin  iklimlerini araştırıyor. Burada  mucizevi dönüşlere yer yoktur. Hikayenin bir felakete dönüşmemesi için sera gazı emisyonlarının azaltılmasını hızla artırmalıyız…

İklim değişimini hafifletmek, genellikle istenmeyen seçimler yapma  bağlamında  görülür  .Daha  az  satın almak ,daha  az uçmak, daha  az kırmızı  et yemek, bireysel aracı daha az kullanmak …hayli zorlaşan bir seçim…

İklim değişikliği kapsamı söz  konusu olduğunda kıyamet ve kasvet  öndedir .Ayrıca  geleneksel  iklim gazeteciliğinde ,  bireysel  yaşam tarzı değişikliği üzerinde yoğun bir vurgu oluşur. İklim  gazetecileri ise, kıyameti ve kasveti bırakarak  salt çevresel ve  bilimsel bir sorun  değil ,kültürel  bir sorun olarak da ele almayı yeğlemektedirler.

Yazımı ses sanatçısı Salim Dündar’ın  TV müzik kanalında tanıttığı yeni  şarkısının “Büyümesin dertler gözünde”  nakaratlarını  duyarak teselli  buldum . Sağlıcakla kalınız.

KAYNAKÇA Christian de PERTHUİS (2022):  Climats 30 mots pour  comprendre  et agir. The conversation.

Kamyar RAZAVİ (2019) : Quittez l’apocalpse et  la morasite:le journalise  climatique est une question d’automisation.

D.POUCHAİN et all (.2022): Face au rechaussemente climatique ,eco-preoccupation estivale eco-transiton  vers la colere.The conversation.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Suat Tosun - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.