99 yıl sonra hala cumhuriyet’e karşı olan var mı?

Şanlı tarihimizin önemli dönüm noktalarından biri olan Cumhuriyetin ilanının 99’uncu yıldönümünü kutluyoruz.

Esasında, gelip geçen günlerin pek önemi olmasa da geçmiş te cereyan eden olaylar o günlere bir değer katar. Onun için de böylesi önemli günlerin yıldönümleri, daha farklı ve coşku ile kutlanır. Günün mana ve önemi tekrar hatırlanır, ileriye dönük hedefler gösterilir. Fakat yıllardır Cumhuriyet kutlamalarında öne çıkan sözlerin böyle olmadığını görüyoruz... Düzenlenen miting ve yürüyüşler de atılan slogan ve konuşmaları dinlediğimiz de, bayram havasından daha ziyade, düşmana karşı bir cenge hazırlanıyorsunuz gibi bir hava vardır. Hâlbuki bunun adı bayram…

  Bu Cumhuriyet hepimizin Bayramı olması lazım. Sanki ülkemiz de Cumhuriyete itiraz eden varmış gibi bir algı oluşturup, kendilerini cumhuriyetin vazgeçilmez bekçileri gibi görüp rol kesilmiye kalkılıyor…

Hâlbuki ki Cumhuriyet gitsin de, onun yerine hanedan gelsin diyen bir kişinin olacağına pek ihtimal vermiyorum. Hele böylesi 100’ncü yıl dönümüne hazırlandığımız bu günler de aklıselim hiçbir düşünce bunu kabul edemez. Onun için Hala Cumhuriyet düşmanlarından bahsetmek pek te inandırıcı olmamaktadır.

Ancak şu gerçeği de kabul etmek lazım. Bu gün Cumhuriyet rejimindeki bazı uygulamaların eleştirilmesi, tartışılması, olumsuzların gündeme taşınması bir tehlike değil, daha iyiye, daha güzele gidiş olarak görülmelidir. Çünkü eleştirilmeyen bir rejim, ismi ne olursa olsun, diktatörlüktür, asla Cumhuriyet değildir.

Esasında Necip Türk halkı kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluşun da hep vardır; ama daha sonra Cumhuriyet kutlamalarında o insanlar yoktur. Kutlamalar da bu aziz vatan uğruna hayatının baharında şehit olanlar için bir Fatiha okuma yoktur. Bilakis Kutlamalar da balolar, dans ve modern yaşam görüntüleri vardır. O günlerin bürokratik seçkinleri, milletin değerlerine yabancılaşan zümreleri, çağdaşlık adı altın da, Avrupa’nın kültür ve zihniyetine benzeme yarışına girip,  Cumhuriyet kutlamaları da bu çerçeve de gerçekleştiriyorlardı.

  Cumhuriyet Osmanlı hanedanını yıkmış; ama egemenliği halka devir etmemiştir. İktidar batı merkezli kurulup reddi miras ettiği için, kültürel varlığımız tasfiye edilip, halkın değerlerine meydan okunmuştur. Demokrasiden uzak, adeta,  orta doğu ülkelerindeki baas rejimleri gibi, bir düzen oluşturulurken  sorunlar çözülmüyor, bilakis çoğalıyordu.

İşte o gün bu gündür kavgalar, tartışmalar devam edip gidiyor. Hâlbuki ki seyyahlar Osmanlı coğrafyası için “huzur Dünyası” diye bahsederler.

Bu gün İngilizler, Cumhuriyet olmadıkları halde, bir taraftan kendi kraliyet ailesi ile övünüp, kraliçelerinin ölümünde haftalarca yas tutup, saygı için günlerce sıra beklerken, öbür taraftan dünyanın en güçlü ekonomisine sahipler. Demek ki mesele Cumhuriyet değil, mesele halk iradesinin yönetime yansıtabilmektir.

Bu gün artık demokrasi yolunda epey mesafe kat ettik. Bu durum,  eğer demokrasimiz tökezletilmezse, bizi demokrat olan ülkeler gibi yaşam seviyemizi yükseltecektir. Çevre ülkelere baktığımızda, dünden daha iyiyiz, geleceğimiz ise çok daha iyi olacaktır. Yeter ki geçmişin tartışmalarından çıkıp geleceğe güvenle bakalım.

Bu topraklar tarih boyunca umudun kaynağıdır. Üç kıtaya adalet, medeniyet, kardeşlik ulaştırarak huzur kaynağı olmuştur. Dünya ve insanlık tarihi dün burada yazıldı, bu gün de burada yazılacaktır.

 Toprak üstünde yaşayanlar ile altında ki hazineler arasında bağ yeniden kurulduğunda, Cumhuriyet ve demokrasimiz ebediyete kadar yaşayacak, çok daha ileriye gidecektir.

Cumhurun yani halkın iştirak ettiği, kavgasız, gürültüsüz daha nice 29 Ekim’ler diliyorum.

Günün sözü:

Devlet hayatında samimi eleştiri şarttır.

Eleştirisiz devlet, kısa zamanda çökerS. karakoç

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cevat Özsoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

05

Remzi - Cevat Bey, sen Mahir Ünal söylediklerini duymadın mı? Kimi kandırıyorsun ki

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Ekim 14:23
03

1234 - Cumhuriyeti diline dolayanlar aslında Cumhuriyet düşmanlığı yapanların ta kendileridir.

Teröristler bunlarla beraberdir.

Allah'a iman millete güven vermek, cumhura cumhuriyete sahip çıkmaktır. Gündemde kalmak için, her çıkmaya cup diye düşenler, Cumhuriyet düşmanlığı yaptıklarını bir bilseler ve cumhur da bunu farkında olsa, o zaman cumhur bibirinin sevdalısı olur. Tabiki yaradan müsaade ederse.

Hiç bir şey tesadüf değildir.

Münafıklık bedava.

Hesap var,

Keşke

Farkında

Olsalardı.

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 28 Ekim 08:45
02

Cemal - Kırık cam rumuzlu yorumcu..!.dikta dediğin.sanırım 1930-1950 arası rejimden bahsediyorsun sanırın..çünkü padişahlar dahil bu ülke diktanın ne demek olduğunu o dönem yaşamış..ne olursunuz doğru bilgi sahibi olun..hoşumuza gitmese de..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Ekim 15:28
01

Kırık Cam - Demokrasi yolunda epey bi yolmu kateettik dediniz, hıımmm. subliminal mesaj, diktaya destek.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ekim 11:57