Atatürk ve 29 Ekim

Makinist olarak vatandaşlarımızın duygu düşünce ve hassasiyetlerinin toplumla paylaşmasına vesile olmaya devam ediyorum. Bugün çok değer verdiğim bir kişi olan Emekli P.Kd.Bnb. Ahmet Şerafettin Yamaner’in TESUD Bolu Şube Başkanı sıfatıyla kaleme aldığı bir yazıyı sizlerle paylaşıyorum. Elinize sağlık Ahmet ağabeyim;

ATATÜRK VE 29 EKİM

Yıl 1923 Osmanlı Devleti yıkılmış, Genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur. Anadolu nüfusu 9.229.000, bunun 5.750.000 ‘i kadın geri kalanı yaşlı erkek, hastalıklı, sakat ve çocuk, %95’i okuma yazma bilmeyen eğitimden yoksun Türk Milleti.

Atatürk’ün Cumhuriyeti; yoksul, perişan, cahil, yılgın, moralsiz ve emperyalizmle kuşatılmış ve kışkırtılmış bir topluluktan; önce “birlik” sonra “ordu” sonra bir “millet” yaratmıştır. 1911-1922 yılları arasında 11 yıl süren yıkıcı savaşlar yapılmıştır. Balkan savaşlarında 750.000, 1’nci Dünya savaşında 550.000 den fazla kayıp verilmiştir. Ölenlerin çoğu 15-35 yaş arasındaki gençlerdir. Kurtuluş savaşı sırasında 850 köy tümüyle, 930 köy kısmı düşman tarafından yıkılmıştır.

Türkiye’deki toplam karayolu uzunluğu 2500 km, demir yolu uzunluğu 3756 km olmasına rağmen bir metresi bile bizim değildir. Tamamen emperyalist ülkelerin kullanımındadır. Tüm Türkiye’de 337 doktor, 150 ilçede doktor yok. Doktor başına 30.000 kişi düşüyor. 40.000 köye karşı ebe sayımız 136, toplam eczane sayımız 60, ekonomik hayatımız içler acısı kapitülasyonlar belimizi bükmüş. Millet mekteplerinde hiç okuma yazma bilmeyen 458.000 köylü kadından 152.968’ine okur-yazar belgesi verilmiştir. 

Atatürk; halkın dini gerçekleri hiçbir aracıya ihtiyaç duymadan anlaması için kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimi ve sağlam hadis kaynaklarını Türkçe ’ye tercüme ettirmiştir. Tarikatların, cemaatlerin, din istismarcılarının dini kendi kontrollerine almalarının engellemek için 3 Mart 1924’te Diyanet İşleri Başkanlığını kurdurmuştur. 1919 yılında başlayıp 1927 yılına kadar kendisinin ve silah arkadaşlarının çalışmalarını; Vatanı nasıl kurtardıklarını ve Cumhuriyeti nasıl kurduklarını otuz altı buçuk saat Mecliste anlatarak, bilgilerini belgelerle sunmuştur. Türkiye Cumhuriyet’inin ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek görevi; kurucusu, yüce önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk gençliğine verilmiştir.

Atatürk diyor ki; “Cumhuriyet: fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seviyeli muhafızlar ister.’’ ‘’Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’’ ‘’Türk Milletinin karakterine ve adetlerine en uygun idare Cumhuriyet idaresidir.‘’

Cumhuriyetin değerini anlamak için onun ne şartlarda, nelere rağmen ve ne pahasına bu günlere getirildiğini bilmek gerekir.

Atatürk’ü sevmek; onu tanımak ve anlamakla olur. Cumhuriyet tarihini öğrendikten sonra ve devrimlerinin öncesini, amaçlarını ve getirdiklerini değerlendikten sonra Türkiye’nin parçalanması için sahnelenen ve bugünde devam eden uluslararası ve iç oyunlara Türkiye’nin çıkarlarına karşı girişilen planlara karşı ülkesini seven hiçbir Türk’ün seyirci, duyarsız kalacağı düşünülemez. Zorlu savaş yıllarının yenilgisiz komutanı Mustafa Kemal Paşa, Mondros mütarekesinin imzalanmasından sonra geldiği İstanbul’da Padişah Vahdettin ile görüşmesinin ardından “O gün anladım ki padişahlar milletlerin kaderini değil, ancak şahısların huzurunu düşünürler.” “O gün Türkiye’yi ancak Cumhuriyet’in kurtaracağına iman ettim.” Diyerek bu iman ve inançla Samsuna çıkıp Milli Mücadeleyi başlatmıştır.

Sakarya savaşından önce 05 Ağustos 1921’de Başkomutanlık görevini almasını müteakip, 7-8 Ağustos günlerinde yayınladığı TEKÂLİF-İ MİLLİYE (Milli Vergiler) başlıklı 10 emrin yurttaşların yiyecek ve giyecekleri ile ilgili kalemlerinin el konulan kısımlarını içeren iki emirde “Bedeli sonradan ödenmek üzere el koydum.” İfadelerine yer verilmiştir. Ve bu sözler yerine getirilmiştir. Başkomutan Mustafa Kemal’in komutasında ve liderliğinde 26 Ağustos 1922 tarihinde başlattığı Büyük Taarruzla düşman denize dökülmüştür.

Mustafa Kemal 22 Eylül 1923’te ‘’Nene Treie Presse’’ adlı Viyana gazetesi Muhabirine;

23 Nisan 1920’de kurulan sistemin Cumhuriyet olduğunu fakat adının açıklanmadığını belirtip yapılacak işin yalnızca isim koymak olduğunu söyledi. Yeni Devletin Başkentinin merkezi güvenli bir yer olan Ankara olması 13 Ekim’de Mecliste oy çokluğu ile kabul edildi. Mustafa Kemal 28 Ekim gecesi Çankaya’da İsmet Paşa (İnönü)  ve bazı kimseleri toplantıya çağırdı. ’’Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.’’ diyerek kararını açıkladı.

29 Ekim 1923 saat 18.45’de yaptığı toplantıdan sonra 20.30’da ‘’ YAŞASIN CUMHURİYET’’ sesleri arasında Cumhuriyet ilan edildi. Yeni Türk Devletinin adı ‘’TÜRKİYE CUMHURİYETİ’’ hemen arkasından da Türk ulusunun kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal ‘’Oy Birliği’’ ile Cumhurbaşkanı seçildi. Egemenlik kayıtsız şartsız millete verilerek imparatorluk yönetimi son bulmuştur. Türk ulusunun kurtarıcısı ve bugün ki yaşantımızın mimarı Mustafa Kemal; Türkiye’nin siyasal yapısının değiştirmenin ilk adımının Saltanatın kaldırılmasını sağlamakla attı. ( 01 Kasım 1922 )

Türkiye Cumhuriyeti, vatan evlatlarının canları ve kanları pahasına kurulmuş, Cumhuriyet sistemi ile tüm vatandaşlara, Milletvekili, Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı seçme ve seçilme hak ve ödevi verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti parlamenter sisteme dayalı olarak, çağın gereklerine ayak uyduramayan imparatorluğun enkazı üzerine kurularak dünya ülkelerine örnek olmuştur. Bu gerçeklere dayanarak Atatürk’ün “ Gençliğe hitabesinde” de belirttiği gibi bu güzel ülkeyi bizlere emanet edip, ebediyete intikal eden başta büyük devlet adamı, büyük asker, Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anar, yaşayan Gazilerimize de sağlıklı uzun ömürler dilerim. CUMHURİYETİMİZİN KURULUŞUNUN 99.NCU Yılı hepimize kutlu olsun. 29 Ekim 2022

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Makinist - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

01

Tarık - başka gazı yokmu hep bu vatandaş açıklama yapıyor ne ğaziler var allah yardımcıları olsun kolu baçağı yok

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Ekim 12:20


Anket Tanju Özcan'ın CHP'den ihraç konusu hakkında ne düşünüyorsunuz?