Şehitlerimiz, gazilerimiz, intihar eden polislerimiz – 2

Sondan başlayalım; canına kıyan Emniyet mensupları.

Bu yazının birinci bölümünü 2 hafta önce kaleme alırken internette yaptığım taramada Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, 2022’nin ilk 9 ayında 44 polisin intihar ettiğine dair açıklamasına denk gelmiştim. “Bir sonraki yazıma kadar inşallah bu sayı artmaz” diye içimden geçirdim ama kaygılıydım. Nasıl kaygılanmayayım? 2018’de 41 polisimiz canına kıymış, intihar sayıları 2019’da 48’e, 2020’de 85’e, 2021’de 109’a çıkmış. Son yılların istatistikleri o kadar ürkütücü ki, zihnim “inşallah yıl sonuna kadar artmaz” demek yerine çıtayı yakına koydu ve “bari iki haftada ölüm olmasın” dedi.

Korktuğumuz oldu, heyhat. İki gencecik polis daha canına kıydı: İstanbul’da Raşit Sağlam ve Kocaeli’nde Yasin Kazancı.

İntihar edenlerin artlarında bıraktıkları mesajlar, ölme gerekçeleri birbirinden çok farklı elbet ama psikolojilerini yıpratan çalışma koşulları büyük ölçüde benzer: Baskı, yıldırma, kötü muamele; kısaca mobbing. Ağır iş temposu. Maddi zorluklar. Örgütlenme haklarından yoksunluk. Sınırsız yetkili amirler karşısında çaresizlik. Bu sonuncusuyla ilgili Emniyet-Sen Genel Başkanı Faruk Sezer “Yeni bir teşkilat kanununa ihtiyacımız var. Halâ 1934 yılındaki kanun geçerli. Yıl olmuş 2022, o dönemdeki yoğun çalışma temposu bugün de uygulanıyor. Bu teşkilatın çağdaş bir kanunla yönetilmesi lazım” diyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ise kendini başarılı görüyor. Ekim ayındaki açıklamasında, EGM, 2021’in ilk dokuz ayında 69 intihar meydana gelirken bu yılın ilk dokuz ayında sayının 44’e düştüğünü, intihar oranının on binde 2’den on binde 1,3’e gerilediğini, istihdam edilen psikologlar sayesinde her 1115 polise bir psikolog düştüğünü belirtti. İnsan hayatı söz konusu olunca “gidişat” üzerinden sayısal bir tahmin yürütme donukluğundan kaçınmak istiyorum ama sessiz kalarak da hiçbir şeyi çözemiyoruz. Endişem o ki, bu yılı da 2018-19 istatistiklerinden daha ağır bir tabloyla kapatabiliriz.

EGM’nin, oran paylaşıp “geçen yıla göre azalma var” demek yerine, mevcut sorundan acı duyan bir tonda açıklama yapmasını beklerdim. Bir de 1115 polise bir psikolog ne demek? Yetmeyen maaş, ağır çalışma koşulları ve türlü mobbing karşısında özveriyle görevini yapan, teröre karşı yurdu savunup suça karşı asayişi hâkim kılmaya çalışan bu genç insanların 500’üne, 300’üne, hatta 100’üne bir psikolog düşemez mi?

Bakın CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ne diyor: “Mesleğine aşık bu insanlar neden intihar ediyor? Bunu soruyoruz ama her seferinde AKP-MHP oylarıyla (mecliste araştırma komisyonu kurulması) reddediliyor (…) Şehit olan asker ve polis üzerinden hamaset yapıyorlar ama polisin, askerin dirisiyle ilgili sorunlara çözüm bulmuyorlar. (…) 'Bunu reddettiğinizde bundan sonra intihar eden her polisin intiharından siz mesulsünüz' demiştim”.

Polis intiharlarının sebepleri ve olası çözümler üzerine kurulacak bir TBMM araştırma komisyonunu reddetmenin nasıl bir açıklaması olabilir? Önergenin CHP veya başka bir parti tarafından verilmesinin ne önemi var? Polis, göğsünde ay yıldız taşıyor; ampul, üç hilal, güneş ya da altı ok değil. Üstüne üstlük CHP’li Murat Bakan, İçişleri Bakanı’nın intihar eden polislerin ailelerini taziye için aramadığını söylüyor (7 Ekim, BirGün gazetesi). Doğruysa büyük duyarsızlık.

Türkiye Cumhuriyeti canına kıyan Emniyet ya da TSK mensuplarının ailelerini yalnız bırakmayacak (söz gelimi, varsa çocuklarının eğitimine destek olacak ya da anne, baba, eşe ihtiyaç halinde maddi destek sağlayacak) kadar büyük bir devlettir, öyle olmalıdır. Ancak elbette öncelikli hedef insanı yaşatmaktır. İstenirse yapılır.

Serinin son yazısında saygıdeğer gazilerimizi ele alacağım.

Tüm okurlara selam ederim.

Not: Amansız bir hastalık sonucu aramızdan ayrılan Bolu Emniyeti’nde görevli polis memuru Mustafa Uzun’a Allah’tan rahmet; kederli ailesi, sevenleri ve milletimize baş sağlığı dilerim. İl Genel Meclisi üyesi Tevfik Ay’a da Allah’tan rahmet diliyor; ailesi, sevenleri, AK Parti camiası ve Yeniçağalı hemşerilerimize baş sağlığı dileklerimi sunuyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burak Cop - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

03

Efe - Polisin Amiri çok önüne gelen tehdit ediyor el uşağı gibi asarım keserim tayine sürerim soruşturma açın bence çok şerefli görev yapan Türk polisine itileyip kakalayan sahipsizliktir.sorunların çözümü için pisikoloğ diyorsunuz. Asıl sorun pisikoloğ lar onlar sadece baştaki amirlerin sorumluluklarını üzerinden atmaları için. Memurun sıkıntısı nedir oturtup dinleyen bir tane amir müdür var mı onu sorun. Sadece atarım gönderirim soruşturma açın diyen koktuğunu düşünen kişiler var Asıl sorun bunlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 09:36
02

Nihan Alan - Hukumet ayı kıran baş kesen amirler müdürler valiler kaymakamlar a göz yumduğu surece bu acı olaylara sahıt olacagız

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 02 Kasım 19:39
01

Melek - Bolu valisi bile polis memurlarını tehdit ediyor gerısını siz dusunun

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 02 Kasım 10:23