İstanbul sözleşmesi ve LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, travesti)

               Lut kavminin yaşamış olduğu sapıklıklar sebebiyle özellikle de, erkek erkeğe cinsel ilişkinin yaygınlaşması ve bu çirkin eylemin sıradan bir hale gelmesi neticesinde helak edildiğini hepimiz bilmekteyiz.

               Helak emriniz geldiğinde oranın altını üstüne getirdik ve tepelerine birbiri ardına dizilmiş, çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırdık. (O taşlar) Rabbinin katında işaretlenmişlerdir. O( azabın bir benzeri, bu kavmin emellerini yapan) zalimlerden uzak değildir.     

               Yukarıdaki Ayeti kerime ile yüce rabbimiz Lut kavminin helakını ve Lut kavminin bu kötü amelini yapmaya devam edenlerinde sonlarının aynı o sapık kavim gibi olacağı gerçekliğini bizlere bildirmektedir.

               Avrupa ve batı kültüründe bu sapkınlık, bireylerin cinsel özgürlükleri kisvesi altında kamufle edilerek örgütlü bir harekete dönüştürülerek, İSLAM dinimizin kesin bir şekilde lanetlediği bu sapık akımların ülkemize ihracına İktidar partisi Avrupa Birliği sevdası uğruna göz yummuş ve İstanbul sözleşmesi adı altında yasalaşmasına izin vermişti.

               İsmini, İstanbul’da gerçekleşen Avrupa Konseyi bakanlar komitesi toplantısında imzaya açılmasından alan İstanbul sözleşmesini Parlamentosunda onaylayan ilk ülke olarak sözleşme 01 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girdi.

               O kadar ilginçtir ki, İstanbul sözleşmesi yürürlüğe girdikten sonra ülkemizde en büyük desteği, sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı olan  Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın Mütevelli heyet başkanlığını yaptığı KADEM Vakfı tarafından verilmiştir.

               İstanbul sözleşmesinin aile yapımızı ve toplum yapımızı bozmak adına oynanmış sinsi bir tuzak olduğunu fark eden bazı sivil toplum kurumları ve özellikle de Yeniden Refah Partisi  ülke genelinde İstanbul sözleşmesi içerisindeki sinsi tuzakların açığa çıkarılması ve toplumu bilinçlendirme çalışmaları zamanla İstanbul sözleşmesi hükümlerinin aile ve toplumsal yapımızı tehdit etmesi ve de sapık akımların önünü açması hasebiyle, iktidar partisinin tekrar durum değerlendirmesi yapmasına ve geri adım atarak sözleşmeden çekilmesine vesile olmuştur.

               Son zamanlarda Ülkemizin dört bir yanında ”Büyük Aile buluşmaları” adı altında düzenlenen yürüyüşler ve etkinlikler İstanbul sözleşmesinden çekilmenin halkımız tarafından aileyi koruma adına memnuniyetle karşılandığının bir göstergesi olmaktadır.

               Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın son zamanlarda ki aile birliği ve bütünlüğünün Anayasal güvence altına alınacağı sözleri eğer ki yaklaşmakta olan seçimler arifesinde siyasi bir manevra değilse, halkımız ve geleceğimiz için çok kıymetli bir kazanım olacaktır.

               Sonuç olarak Sapıklığı Lgbt,  lgbt’yi de İstanbul sözleşmesi desteklemektedir. Müslüman kimliğimizle yan yana durması mümkün olmayan İstanbul sözleşmesinin başlarını Chp ve İyi Partinin çektiği siyasi destekçilerinin tekrar bir durum değerlendirmesi yaparak aile ve toplum yapımızı korumak adına, temiz insan, temiz toplum adına ,bir sapkınlık projesi olan İstanbul sözleşmesini kalıcı olarak gündemlerinden çıkarmaları en büyük temennilerimizden olacaktır.

               Yazıma burada son verirken hepinizi hürmetle muhabbetle selamlarım. Allah’a emanet olunuz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Aytar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

06

Efe - Okul idaresinin sorumsuzluğundan kimse bahsetmiyor madem çocuk darp edilmiş neredeymiş okul idaresi asıl soruşturma açılması gereken yer orası. İl milli eğitim müdürlüğü nerede.. kimin çocuğu olursa olsun darp edilsin diyemi gönderiliyor.Görevli Bin başı okula çağırıldıysa kıyafetine değiştirip mi gelecek, bağırıp çağırmış sivil biri bağırıp çağırsaydı bu kadar büyütülmezdi AYIP okul ideresine.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Kasım 08:59
05

Sahlep - Fikirleriniz çok ama çok zehirli!

Nasıl bağlantı kurdunuz Istanbul Sözleşmesi ile LGBT yi ki?Türkiye'de travesti cinayetleri de var ayrıca kadınlar mı işliyor o cinayetleri de?Talep edeni var ki travestiler de usulsüz çalışıyorlar!!!!Bazıları memlekete gelip insanları bile eğlendiriyor üstelik ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Kasım 00:34
03

sade vatandaş - İstanbul Sözleşmesine de LGBT ye de lanet olsun

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 09 Kasım 08:42
02

Galip - Hayrettin bey yine her zamanki gibi dini temelleri ön plana koyan bilgisiyle bir yazı kaleme almış. Gülerek okuduk eğlendik. Öncelikle İstanbul Sözleşmesi gibi metinler eşcinselliği teşvik etmekten ziyade, eşcinsel olarak hayatına devam etme kararı alan bireylerin kendi seçtikleri yaşam tarzına müdahale edilmemesini garantiye almaktadır. Bunun yanında bu sözleşmenin eşcinsellikten ziyade önemli bir kısmını ise, kadının toplumsal hayattaki rolünün, güvenliğinin ve pek çok haklarının güvence altına alınması oluşturur. Eşcinsellikle mücadele diye bir kavram zaten aklı başında insanların düşüneceği bir mücadele yöntemi değildir. Dini bütün ailelerde de eşcinsel kimliğini gizleyerek, afedersiniz banyoda yatakta orasına burasına nesneler sokan erkek bireyler illaki olabilmektedir, bunları gazete haberlerinde okuyoruz. Sonra şişenin üstüne düştüm makatıma girdi diye hastaneye başvuruyorlar. Bunun haricinde Kuran kurslarındaki erkek çocuklarına tecavüz eden eğitimcilerle ilgili de çok sayıda haber okuduk. İyi bir din eğitiminin ardından da demek ki bu tür eğilimler ortaya çıkabiliyor, önlenemiyor. Velhasıl dinimiz İslam eşcinselliği yasaklamıştır. Fakat gelin görün ki önlemek için ne yapılması gerektiği konusunda bir çözüm henüz yoktur. Ceza kanununda eşcinselliğe yönelik bir ceza maddesi yoktur. Bunu da göz önüne alırsak bazı kesimlerin mücadele maksadıyla yaptıkları tek faaliyet eşcinsel bireyleri dövmek ve hatta öldürmektir. Bu konuda ne diyorsunuz asıl onu merak ediyorum.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 08 Kasım 18:27
04

Istekli Ruh - @Galip 02 nolu yoruma cevabı: Ağziniza sağlık

Çok merak ediyorum lgbt bu topluma ne yapmis acaba ? Kime ne zararı var ?

Gizli gizli değişik fantezilerini yasamaya calisan normal insan görünümdeki sapık kişileri de bi düsünsünler. Sonra aile yapinizi bi gozden gecirin bakalim aile icinizde bastırılmis duygulari olan ruh hastalari ile ilgilenin yada bulun önce bi herkes kendi cevresine baksın

Yanıtla . 1Beğen . 3Beğenme 10 Kasım 05:26
01

Olcay Şahan - Allah razı olsun,çok önemli bir konuyu gündeme getirdiniz.Sadece dünyayı ilgilendiren ekonominin gündem olduğu bugünlerde,hem dünya hem de ahireti ilgilendiren bu mevzu gözden kaçırılıyor. Kaleminize ve yüreğinize sağlık.

Yanıtla . 6Beğen . 5Beğenme 08 Kasım 11:42