Camiler Büyük Bir Güç

Geçtiğimiz hafta Cuma Hutbesinde, DEPREM ile ilişkilendirilerek TEDBİR ve TEVEKKÜL konusu işlendi.

‘Dinimiz, önce bütün TEDBİRLERİ almamızı, üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirmemizi emreder.

Ondan sonra Allah’a TEVEKKÜL etmeye, O’na güvenip teslim olmaya davet eder’ mesajı verildi.

Yeterli miydi?

Bana göre hayır! Eğitici değildi, ayrıntılara girilmedi.

***

Hutbede, ’Bir adam, Peygamber Efendimiz (SAS)’ e gelerek, ‘Ya Resulallah! Devemi bağlayıp da mı, Allah’a tevekkül edeyim, yoksa bağlamadan mı tevekkül edeyim’ diye sorduğunda Allah Resul’ü (SAS) ona şöyle cevap vermiştir. ‘Önce deveni bağla, sonra tevekkül et’ örneği verildi.

Keşke, bu örnekten sonra, deprem öncesinde yapmamız gerekenleri ekleselerdi.

Mevcut binaların dayanıklılığının yanında, binadan değil de eşyalardan kaynaklanan yaralanmaların ölümlerin önüne geçmek için günlük kullandığımız eşyaların ev içinde, yerleştirilme, SABİTLEŞTİRME şekillerini madde madde söyleyip ‘TEDBİR budur’ deselerdi.

TEVEKKÜL derken de aldığımız tedbirlerden sonra deprem anında hangi davranışlar içinde olmamız gerektiği konusunda bilgiler verselerdi.

***

Türkiye ‘de cumartesi günü saat 18.57’ de hepimizin aynı anda yaptığı ÇÖK- KAPAN- TUTUN hareketini, bize Cuma hutbesinde minberden basit bir şekilde gösterebilirler, sonrada cemaate yaptırabilirlerdi.

Bitti mi?

Hayır!

Deprem sonrasında, neleri yapmamız neleri yapmamamız konusunda hatırlatmalarda bulunabilirlerdi.

Hatırlatmadılar…

Hutbeden ‘Sabır’ dediler, ‘metanet’ dediler, ‘Allah’ın takdirine rıza’ dediler. İçinde bulunduğumuz durumu akli selim ile değerlendirmek, ihmal, yanlış ve hatalardan gerekli dersleri çıkarmaktır’ dediler. AFAD’ ın verdiği eğitimlere davet ettiler.

***

90 bine yakın cami varmış Türkiye genelinde.

Bir Cuma namazında da aynı anda milyonlarca insan var camilerde hutbe dinleyen.

Bu çok büyük bir güç…

Bir de bu hutbeyi dinleyen milyonların, aldıkları mesajları eşine çocuklarına ulaştıracağını düşünsenize…

Ama

Müslümanları, eğiten, öğreten ve aydınlatan mekân olması gereken camilerimizde okunan hutbelerin içine vatandaşı çekemiyoruz. O çok kıymetli zamanları insanları eğitecek şekilde değerlendiremiyoruz, düşüncelerimizdeki fay hatlarını kıramıyoruz.

Ah hutbelerin kıymetini bir anlayabilsek, günlük yaşantımıza taşıyabilsek…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muharrem Demirel - Mesaj Gönder

# afad

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

02

Muharrem Demirel - @Mb 01 nolu yoruma cevabı: Dinlemekle kalmıyor, bir gün öncesinden yani perşembe günü Diyanet İşleri Başkanlığının sayfasına girip okuyorum. Dediğiniz doğru, iyi dinlemek lazım. Ama yazılanları da anlayarak okumak lazım diye düşünüyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Kasım 20:01