3 aralığı protesto ediyorum !

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Biliyorsunuz yarın 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. 3 Aralık günü ve takip eden haftada anlayan ya da anlamayan herkes konuyla ilgili konuşacak hatta bazı yetkililer engelli arkadaşlarımızla adet yerini bulsun diye sarılıp fotoğraflar çektirecekler sonra da biz sizi çok seviyoruz sizinle çok iyi anlaşıyoruz diyecek ve yaptıkları yardımları kalem kalem anlatacaklar. Bu yüzden ben bu hafta size engellerden bahsetmeyeceğim zaten böyle günleri ve haftaları hiç sevmem.

Yalnız 3 Aralık deyince aklıma tek bir şey geliyor. Anlatmaya başlamadan önce tesadüflere inanmadığımı söylemek isterim. Yıllar önce bir 3 Aralık sabahı Bolu anıt parkta toplanmıştık hava serindi. Atatürk anıtının önünde bir tören olacaktı. Biz o töreni beklerken parkın kapısından koşarak tatlı bir üniversiteli kız girdi. “Abi abi diyerek bana doğru koştu ve sarıldı.” Tabii bende ona sarıldım.

O anda bu kızın benim için bu kadar değerli olacağını bana hayattaki her engeli aşarken destek vereceğini varlığı ile güç vereceğini hatta sırdaş olacağını en önemlisi de benimle kendi abisi gibi ilgileneceğini bilmiyordum. Şimdi düşünüyorum da onunla tanıştığımızdan beri nerede olursa olsun yaptığım her şeyde bir şekilde yanımda olmuş. Her başardığım şeyde onun da katkısı olmuş. Gece demeden gündüz demeden engelleri aşmak için benimle uğraştı ve Halen uğraşıyor. Böyle anlatınca kim bu kız dediğinizi duyar gibiyim. Aslında onu siz de çok iyi tanıyorsunuz hatta her zaman yaptığı gibi şimdi mikrofonun başında bu yazıyı seslendiriyor.

Evet, Meryem Coşkunca’dan bahsediyorum. Bu arada Meryem İngilizce öğretmeni aynı zamanda 2 kitabı olan Türkiye’nin başarılı kadın şairlerinden biri kitaplarını edinmenizi öneririm. Gördüğünüz gibi ekibimizde birbirinden yetenekli kişilerden oluşuyor Bu arada Meryem’e bu haftaki yazıda senden bahsedeceğim demiştim ama seslendirene kadar ne yazdığımı bilmeyecek. Çok kötüyüm değil mi Meryem, insanı merak ettiriyorum.

“Herkese merhabalar. Ben Meryem Coşkunca. Burada Onur abinin izniyle araya girmek istiyorum. Onur abi beni biraz övmüş ama aslında o kadar da övülecek biri değilim. Sadece öyle bir ülkede yaşıyoruz ki yapılması gerekenler yani sorumluluklarımız artık artı bir özellik gibi görünüyor maalesef. Sözü burada bırakıp Onur abiye vereyim.”

Bunları size anlatmamın nedeni 3 Aralık Dünya Engelliler Gününün ne kadar saçma bir gün olduğunu göstermek. Şimdi siz 3 Aralıkta tanışmışsınız diyeceksiniz. Tamam, biz Meryem ile 3 Aralıkta tanışmış olabiliriz. Ancak tesadüflere inanmadığımı söylemiştim 3 Aralık olmasaydı bile Meryem’le yollarımızın mutlaka kesişirdi ve biz yine birbirimize sarılırdık yaptıklarımızı yine yapardık bundan eminim.

Bakın arkadaşlar insanların birbirini anlaması için farklılıkları görmesi için 3 Aralık gibi birilerinin içini rahatlatmak için icat edilen çaktırmadan insanları engelli diye ayrıştıran günlere haftalara göstermelik törenlere o törenlerde gösteriş yapan insanlara ihtiyacımız yok. Zaten 3 Aralık’ın ismi bile artık yanlış çünkü engelli diye bir varlık olmadığı için engelli kelimesi resmi evraklarda özel gereksinimleri olan insan olarak değişti yani baktığınızda artık ismi bile yasalara uygun değil

Engellenen bir birey olarak benim için bir şey ifade etmiyor. Hatta kendi çapında 3 Aralığı protesto edenlerdenim keşke böyle bir gün ve hafta hiç olmasa diyorum. Çünkü artık boş laflara karnımız tok. Elinde engelleri kaldırma yetkisi olanların 3 Aralıkta çıkıp “ Engelsiz bir ülke umuyoruz “ demesinden bıktık. Elinde yetkisi olanlar umuyoruz diyemez.

Aslında engellenen bir bireye önündeki engelleri aşmak için onu anlamaya çalışan omuz omuza birlikte mücadele eden arkadaşlar kardeşler yeterlidir. Ne mutlu bana çevremde böyle insanlar çoğunlukta onlarla yan yana omuz omuza çalışarak anlatarak göstererek sevgi ile engelleri aşıyoruz. Bir anlamda bir gün değil her gün “Sevginin, dostluğun, kardeşliğin önünde hiçbir engelin duramayacağını herkese gösteriyoruz...”

Şimdi sözü tekrar Meryem’e vermek istiyorum. Bu güzel yazıya o noktayı koysun

“Onur abiyi hemen her hafta hayranlıkla bazen şaşkınlıkla okumak çok keyifli ve çok düşündürücü. Bu yazılar sadece yazı değil yaşam pratiğinde işimize kolaylık sağlayacak bilgiler. Onur abi araştırıyor. Okuyor eleştiriyor ve paylaşıyor. Bu yüzden kendimi çok şanslı hissediyorum. İyi ki o gün sarılmışım. Nice haftalara ve yazılara. “

Yazan Onur Ustaoğlu - Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolçi’nin Katkılarıyla. Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

01

Kırık Düzceli - Yaklaşık 9 yıldır kamuda engelli kadrosunda çalışıyorum.Şu anakadar bir Allahın kuluda engelliler günüymüş nasılsın bir ihtiyacın şikayetin varmı demedi.canları sağ olsun.Şu hayatta empati yapmak çok önemli,kısa bir sürede olsa sağlıklı insanların engelli kardeşlerimizi düşünmesini tavsiye ederim.Saygılar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Aralık 18:59