Bir zamanlar huzur içerisinde yaşadığımız bir Bolu'muz vardı...

                Hatırlayabildiği kadarıyla 1980 yılında Askeri cuntanın yapmış olduğu darbenin ülke genelinde vermiş olduğu zorluklar ve hayatı alabildiğince zorlaştırması, ülke insanımızın fikir, düşünce ,demokrasi, insan hakları konularında epey gerilemesine sebebiyet veren Evren ve avarelerinin ülke siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen askeri darbe yansımaları hissedilse de her şeye rağmen huzurlu bir şehrimiz vardı.

               O vakitler henüz teknoloji insanları, yaşamları etkisi altına alamamış, yaşantımızın önceliği ve kırmızı çizgilerimiz henüz asimile olmamış insanımızı bir birine bağlayan değerler insanımız hayatının merkezindeki yerlerini sağlam bir şekilde muhafaza etmeye devam etmekteydi.

               Mahallede her kes birbirini tanır, her kes birbirinin sıkıntılarını dertlerini bilir ve de insanlar arasındaki iletişim hiçbir zaman kesilmezdi. Sokakta oyun oynamaktan yorularak susayan ve acıkan çocuklar kendilerine en yakın eve girer yemek ve su ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra oyunlarına kaldıkları yerden devam eder, mahalle adı verilen o büyük ailenin içerisinde huzurlu bir şekilde büyür giderlerdi.

              Günün yorgunluğuna rağmen kalabalık oturmalar olurda bazen sokak lambalarının altında bazen evlerde. Çayla birlikte yapılan samimi hoş sohbetler muhabbetler tüm yorgunluğumuzu alır,komşuları birbirlerine bir adım daha yakınlaştırır ve bütünleştirirdi. Misafirliğe gitmek için önceden haber vermeye gerek kalmazdı genelde çat kapı gelinilir ve gidilirdi. Çayı, şekeri biten yemek yapacak yağı tükenen soluğu hemencecik komşusunda alırdı. Cenaze evine yemek yaptırılmaz komşular sırasıyla yemeklerini hazırlarlardı. Düğünlerde ise imkanlar dahilinde tüm imkanlar seferber edilerek düğün sahibinin yanında olunurdu.

                Hata ve kusurlarımız için mahalle büyüklerimizin yaptığı uyarılar, anne babamızın yapmış olduğu uyarılar gibi algılanır, uyarıyı yapan büyüğümüze her hangi bir şekilde karşılık verilmez, saygısızlık edilmezdi.

                O zamanlar Bolumuzda yukarı çarşıdan bağırılsa aşağı çarşıdan duyulurdu. İnsanların büyük bir çoğunluğu bir birlerini tanırlardı. Herhangi bir kişi bir taşkınlık yapsa, bir başkasına zarar verse hemen duyulur ve bunu yapan kişi toplum tarafından ayıplanırdı.

               Siftah yapan esnaf gelen ikinci müşterisini siftah etmeyen dükkan komşusuna yönlendirmekten çekinmezdi.

               Evet kıymetli okurlarım çok eskilerden bahsetmiyorum bu tespitlerimin evveli  40 sene civarlarında sadece. Zaman ne kadar çabuk tüketiyor değil mi? teknoloji ne kadar çabuklaştırıyor sonumuzu. Boyalı basın magazin televizyonculuğu ne kadar acımasız bir şekilde beyinlerini işgal ediyor çocuklarımızın. Bizi biz yapan değerler artık batını kokuşmuş kültürüne mağlup olmuş ve ne yazık ki bir zamanlar uğruna büyük bedeller ödediklerimizin artık toplumda hiçbir karşılığının kalmamış olmasını acı bir çaresizlik içinde izlemekle yetiniyoruz sadece.

               Huzur kenti olarak bilinen ilimizde son günlerde yaşanan üzücü olaylar, huzurlu bir şekilde yaşamaya alışmış içine kapanık ve sakin bir topluluk olan İlimiz insan yapısını artık gün geçtikçe endişeye sevk etmekte, çocuklarımızın geleceği adına bizleri karamsarlığa itmektedir.

               Reçete beyinleri işgal edilerek kendilerine modernlik çağdaşlık adı altında zehir enjekte edilerek kendilerine fıtratlarına aykırı yön belirlenmek, çizilmek istenen gençlerimizin ve ailelerin bu oyunları bozarak, tekrar bizi biz yapan değerlerimiz etrafında kenetlenerek tekrar o eski huzurlu günlerimize dönmek ve çocuklarımıza tekrar güvenli ve huzurlu bir gelecek adına değerlerimizle beraber tekrar dirilmek Bolum ve Ülkem adına en büyük temennimdir.

               Sözlerime son verirken hepinizi hürmetle muhabbetle selamlarım. Hepiniz Allah’a emanet olunuz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hayrettin Aytar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

06

1414 - Darbe yapıla yapıla insanlarda bağımlılık ve alışkanlık haline gelmiş bu yüzden olacak ki aldırış etmiyorlardı herşey olacağına varır deyip mutlu oluyorlardı belki de...

Sizin de dediğiniz gibi artık o günler eskide kaldı bolu da göç alıyor,insanlar birbirine yabacılışıyor ve teknoloji çağındayız .

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 15:33
05

Ali - Darbe savunulamaz. Ancak anarşi var ve hükümet buna engel olamıyorsa iş askere düşüyor. Ama bu ortamı hazırlayanda önemli. Amerikancı subaylar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 15:14
03

Neco - sayın yazar elli yaşına gelmiş biri ve büyüklerimden dinlediklerim kadarıyla darbeden önce şehrimiz o kadar huzurlu degilmişti yukarı çarşıya çıksan sagcılar büyük caminin orasını tutmuşlar geleni geçeni dövüyorlarmış aşagıya insen solcular orayı tutmuş geleni geçeni dövüyorlarmış madem o yıllarda insanlar birbirlerini tanıyorlardıda samimiyet dostluk vardıda niye dış güçlerin gazına gelip bu birbirlerini tanıyan insanlar kavga ediyorlardı yada neyi paylaşamıyorlardı benim hala aklım almıyor....

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 06 Aralık 18:11
01

Bedir - Bu yazıya "Darbe " günlerini överek niye başladınız ki .İnsanlara dışkı yedirilip işkence yapıldığı günlerin neyini savunuyorsunuz ?

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 06 Aralık 14:41
04

Bedir - @Bedir 01 nolu yoruma cevabı: Darbe günlerini bilseydiniz o huzurun sokağa çıkma yasağından kaynaklandığını da iyi bilirdiniz.Yani sokaklar bomboştu ve her köşede bir asker vardı.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 14:41
02

Bolulu - @Bedir 01 nolu yoruma cevabı: okuduğunu anlamak ... güzel bir örnek olmuş. darbe günlerinin övüldüğünü anlamak ayrı bir zeka pırıltısı. ... bu darbe ortamına rağmen huzurlu bir şehir vardı diyor yazar.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 06 Aralık 16:36