İpin ucu

Bu topraklarda manda ve himaye dayatmasını 103 yıl önce Sivas Kongresi’nde yırtıp atmamıza rağmen, bugün hala çareyi dışarıda arayan, birilerinin hegemonyası altına girmek için çabalayanları görmek, Cumhuriyet tarihi açısından acı verici bir durumdur.

Hele bir de bu arayış içerisinde bulunanların Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi ( CHP) çatısı altında bulunmaları, manda ve himaye fikrini yırtıp atanların emaneti üzerinde bu arayışlarını sürdürmeleri gelinen noktada utanç verici bir durumdur. Bu ülkede Amerika karşıtlığı üzerinden siyaseti en çok bunlar yaparlar ancak her defasında kendilerini Amerika’nın kollarına atmak için can atarlar.

Çok uzağa gitmeye gerek yok, Kemal Derviş faciası hafızalarımızdaki canlılığını hala koruyor. Müstemleke Valisi gibi gelip Türkiye’deki siyasi yapıyı darmadağın edip giden bu zattan yirmi küsür yıl sonra yine kökleri ABD’de olan bir kurtarıcıya başvurmak, epey bir zamandan beri sözde siyasi muhalefet olduklarını iddia eden ancak nerede bölücü ve yıkıcı unsurlar varsa onlarla kolkola gezen bu grubun iplerini kimin tuttuğunu göstermesi açısından düşündürücüdür.

Türkiye’de yetişmiş hiçbir beyin kalmamışcasına Rıfkın adlı ne idüğü belirsiz birine başvurmak, içine düşülen sefaletin açık bir göstergesidir. Hele bir de koskoca salonu dolduran bir kalabalığa, böylesine önemli bir günde gelmeyip video konferans yöntemiyle ders verir gibi konuşması tam bir felaket halidir. İletişim dili açısından berbat bir görüntüdür.

Türkiye adına önemli bir konuşma yapmadı beklenen Rıfkın, ütopik bir dille Türkiye haricinde her şeyden konuştu. Zaten konuştuklarını da kimse anlamadı. Anlayan küçük bir azınlık da muhtemelen yanlış anlamıştır.

Sözde iktidarı seçimlerde devirmeyi hedefleyen ve bu konuda oldukça iddialı konuşan Kılıçdaroğlu ve Şürekası, Cumhur İttifakının kazanması için ellerinden geleni yapıyor. Karşı tarafın yerli ve milli söylemleri altında projeler geliştirdiği bir ortamda, Tanzimat Aydını gibi özgüvenden yoksun, kaderini dışarıda ve yabancı danışmanlarda aramak milletten ne kadar kopuk olduklarının ve ülke dinamiklerinin farkında olmadıklarının bir göstergesidir.

Demokratik bir ülkede muhalefet iktidara alternatif olmak için çabalar. Türkiye’de ise muhalefet, iktidardan uzaklaşmak için elinden geleni yapıyor. Böyle bir muhalefete kırk seçim yapılsa sonuç değişir mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mutlu Bilge - Mesaj Gönder

# CHP

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

02

Ali - Helal çok güzel yazmışsın Mutlu bey... Anlayana tabi...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Aralık 17:03
01

Vatandaş - SEN NEYİN PEŞİNDESİN MUTLU BEY.... MEVCUT DÜZEN ÇOK MU İYİ YANİ. ŞİMDİKİLER FARKLIMI SENCE....NEYİ ELEŞTİRİP NE ÖNERİYORSUN BİLEMİM....BOŞ YAZMAYIN... SAFSATAYA KARNIMIZ TOK....

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 07 Aralık 12:22