Dünyaya oturmak için gelmedik !

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

İnsanları izlemeyi ve gözlem yapmayı sever misiniz? Şimdi ne gözlemi Onur işten güçten fırsat bulamıyoruz ki diyecekler olabilir. Ancak ben insanları izlemeyi ve gözlemlemeyi çok severim. Çünkü benim için her insan farklı manzaraya sahip pencereler gibidir. O pencerelerden bakmayı bilirseniz hayattaki ayrıntıları atlamazsınız.

Benim yaptığım şeyde bu aslında yani hayattaki ayrıntıları yakalamak. Mesela geçtiğimiz günlerde internetten bir arkadaşımla sohbet ederken ilginç bir şey fark ettim. Sizce insanlar niye hep gel oturalım dertleşelim der ve niye hep oturup bir şeyler yapmak isterler? “Gel oturalım yemek yiyelim. Gel oturalım kahve içelim, hatta size yaşadığınız evi sorsam. Ben şu evde oturuyorum dersiniz. Biz millet olarak adeta oturma ve dertlenme eylemi yapar gibiyiz

Birbirimizle konuşurken en çok derdimizi paylaşıyoruz. Tamam derdimizi sıkıntımızı paylaşmak birilerine anlatmak iyidir insanı rahatlatır hatta sırf bizim derdimizi sorunumuzu dinlesin bize çözüm önerileri versin diye psikologluk diye bir meslek icat edilmiştir. Ancak sizce de gittikçe her daim oturan ve dert anlatan insanlar topluluğuna dönüşmeye başlamadık mı? Bu bizim dilimize de yerleşmeye başlamış hiç kimsede yadırgamıyor.

Mesela size şimdi hadi gelin biraz eğlenelim desem yadırgarsınız. Hadi gelin biraz koşalım desem “ Onur delirdi galiba dersiniz” korkmayın delirmedim sadece bir şeylerin farkında olmanızı sağlamak istiyorum. Bu dertleşme ve oturma işini televizyonda gündüz kuşağı programları bile abartarak kullanıyor. Birileri çıkıyor derdini bağıra bağıra anlatıyor. Bizi hiç ilgilendirmese de o programların reytingine baktığımızda çok izlendiğini görüyoruz. Gerçekten bu bile çok sinir bozucu değil mi?

Evet, biraz eğlenelim diye esprili anlatmaya çalıştım umuyorum birazcık tebessüm etmişsinizdir. Fakat anlatmaya çalıştığım şey çok önemli! aslında toplum olarak ne halde olduğumuzun bir göstergesi düşünürseniz ya dertlerle uğraşıyoruz ya da oradan buradan dert dinliyoruz. Eğlenmeyi gülmeyi güldürmeyi unutmaya başladık. Toplum olarak bir deşarj olmaya ihtiyacımız var

Biliyorum yaşadığımız ülkede krizler var ekonomik sorunlar var. Virüsler, bakteriler, hastalıklar var. Bu durumda eğlenmek gülmek hiç kolay değil ancak bu durumlar ne kadar zor olsa da gülümsemeliyiz. Arkadaşlarımızla oturup dertleşmek yerine bir şeyler yapıp eğlenmeye çalışmalıyız. Somurtan yüzlerle hiçbir sorunla mücadele edemeyiz hiçbir şeyi çözemeyiz.

Bu anlatmaya çalıştığım şey sıradan insanlar için çok önemlidir. Ancak engellenen insanlar için çok daha önemlidir. Düşünsenize çoğu fiziksel olarak engellenen insan evden dışarı pek çıkmıyor. Hele hele kış aylarında evden çıkmadıkları süre uzuyor. Evden çıkmamanın psikolojisiyle etraftaki dert bombardımanına maruz kalan bir insanın ruh hali nasıl olur?

Ben kendi adıma konuşuyorum somurtan yüzü asık kişilere tahammülüm yoktur yani böyle insanlar benim yanımda asık suratla duramazlar mutlaka bir şekilde gülümsetirim. Bazıları buna çok şaşırırlar sen ne içiyorsun nasıl bu kadar enerjik olabiliyorsun derler. Bende bu sorduğunuz soruyu İsviçreli bilim insanları bile çözemedi derim.

Şaka bir yana üzülmekle ağlamakla dünyadaki hiçbir şeyin çözülemeyeceğini bazen sadece küçük bir gülümsemeyle birçok engelin ortadan kalktığını dertlerin yok olduğunu ve ayrıca dünyadaki en güzel direnişin her zaman gülümsemek olduğunu çok iyi biliyorum. Bu yüzden dertlenmek yerine gülümsemeyi seçiyorum

Buradan öncelikle engellenen arkadaşlarım olmak üzere tüm insanlara seslenmek istiyorum. Oturmayı ve dertlenmeyi bir kenara bırakın. Biz bu dünyaya oturmaya üzülüp ağlamaya ve ahh vah etmek için gelmedik. O yüzden tüm olumsuzluklara inat sizde benim gibi gülümsemeyi ve gülümsetmeyi deneyin eminim kendinizi daha iyi hissedeceksiniz….

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolçi’nin katkılarıyla Bolu Olay Gündem Gazetesi Konuşan Yazılar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Onur Ustaoğlu - Mesaj Gönder

# Bolçi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.