Kur'an penceresinden bakınca dillerin ve Arapça'nın konumu

Dil bilginleri dillerin doğuşu, yapısı, çatısı, kelime türetme yolları, yaşayan diller, ölü diller, dünya dil aileleri gibi konularda derin araştırmalar yapmışlar ve sonuçlarını bilim âlemiyle paylaşmışlardır. O nedenle diller hakkında çok etraflı bilgilere sahip bulunuyoruz. Ancak bir de konunun din açısından ele alınması gerekmektedir. Geçmişte meselenin bu yönüyle de ilgili çalışmalar yapılmış, konu hakkında çok sayıda kitaplar yazılmıştır. Peşin hükümlü yargılar bir yana, bu sahada da çok ciddi sonuçlara ulaşılmıştır. Bazı milletlerin asabiyeleri gerçeğin üstünü örtmüş, doğru sonuçlara ulaşılmasını engellemiş olsa da dinin ve bilhassa İslâm’ın bu konudaki görüşü net bir şekilde ortaya konulmuştur. Buna rağmen eski kaynakların günümüze etkisi devam etmekte olup bazı din adamları camilerde bu konuları cemaatle paylaşmayı sürdürmekte, yanlışları günümüze din adına taşımaktadırlar.

Kur’an-ı Kerim’e göre İlk insan ve insanlığın ortak atası Hz.Adem’dir. Onun nefsinden yaratılan Hz. Havva da beşerin ortak anasıdır. İlk insan Hz. Âdem’in yaratılması Kur’an-ı Kerimin değişik surelerinde birbirine yakın ifadelerle şöyle anlatılır. “Hani Rabbin meleklere (muhakkak ben yeryüzünde bir halife yaratacağım) demişti. Onlar da: (Biz seni şükrünle yüceltir ve sürekli takdis ederken orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi yaratacaksın?) dediler. Allah (Şüphesiz sizin bilmediğinizi ben bilirim) dedi. Ve Âdem’e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip (Eğer doğru sözlüyseniz bunları bana isimleriyle haber verin) dedi. Melekler de (Seni tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Sen gerçekten her şeyi bilen hüküm ve hikmet sahibisin) dediler. Allah ( Ey Âdem onları meleklere isimleriyle haber ver) dedi. Âdem de, meleklere isimleriyle haber verince Allah (Ben size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz Ben bilirim. Gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da Ben bilirim) dedi. (Bakara suresi 30,31,32,33 ayetler). Yine aynı surenin 37. Ayetinde  “Derken Âdem, Rabbinden kelimeler aldı.(ve onlarla yalvardı da)Allah da tövbesini kabul etti. Şüphesiz tövbeleri kabul eden ve esirgeyen O’dur.” Demektedir.

Yukarıdaki ayetlerden anlaşılacağı gibi Hz. Âdem’e ilk sözleri Allah öğretmiştir. Yine Allah’tan aldığı kelimelerle işlediği bir suç için tövbe etmiş ve tövbesi kabul edilmiştir. Hz. Adem’in Allah’tan (C.C.) öğrendiği ve aldığı kelimeler insanoğlunun konuştuğu dilin temelini oluşturmuştur. Bu dil şüphesiz meleklerin Allah’la(C.C.) konuştuğu dildir ve böyle olduğu ayetlerin açık anlamından anlaşılmaktadır. Yine bu dil Müslümanların ÜMMÜ’L KİTAP (Kitapların anası) olarak bildikleri ve LEVH-İ MAHFUZ olarak tanınan kitabın da dilidir. LEVH-İ MAHFUZ sözlük anlamıyla Allah takdirinin, olmuş ve olacak şeylerin yazılı bulunduğu levha demektir. Kur’an-ı Kerim’in Rad suresi 39. Ayetinde “Allah dilediğini ortadan kaldırır ve bırakır. Kitabın anası onun katındadır”  Zuhruf suresi 4. ayette “Şüphesiz o, bizim katımızda olan ana kitaptadır. Çok yücedir, hüküm ve hikmet doludur” Yine Kaf suresi 4. ayette “Doğrusu biz, yerin onlardan ne eksilttiğini bilmişizdir. Katımızda bütün bunları saklayıp koruyan bir kitap vardır” Ve yine Hadid suresi 22. ayette“ Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılı olmasın. Şüphesiz bu Allah’a pek kolaydır.” şeklinde kendisinden özenle ve önemle bahsedilmektedir. Bu ayetlerin genel muhtevasından anlaşıldığına göre kâinatta meydana gelecek bütün varlık ve olaylar bu kitapta yazılmıştır. Gökte ve yerde küçük büyük ne varsa, insanları ecelleri, fertlerin ve milletlerin başına gelecek musibetlerin tamamı Allah’ın ilminde yer almış ve levh-i mahfuz denilen bu kütüğe kaydedilmiştir.

Yine dini kavramlardan biri de KÂLÛ BELÂ’dır. BEZM-İ ELEST diye de bilinen bu kavram “yaratanın yarattıkları, özellikle insanla olan mukavelesi” anlamına gelmektedir. Allah (C.C.) yaratacağı bütün insanların ruhlarını huzuruna toplayıp “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sormuş; bütün ruhlar bu soruya “evet Rabbimizsiniz” diye cevap vermişlerdir. İşte insanlığın bu mukaveledeki dili de yukarda zikredilen dildir.

Not: Geniş bir giriş yaptığım konuya önümüzdeki hafta kaldığımız yerden devam edeceğim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Dinç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.