Yılbaşı ağacının köken tarihi

Özellikle  Batı  dünyasında  gelenekselleşmiş  yılbaşı  kutlamalarının  beraberinde getirdiği yılbaşı ağaçları, Noel Ağacı olarak dinsel ritüellere dönüştürülmüştür.

Oysa Batılı akademik tarihçiler, Noel (kelime anlamı Hz.İsa nın doğuşu İngilizce kısaltılmışı) öncesi yüzyıllarda kış gündönümü olaylarının dünya çapında farklı kavimlerde çok önemli olduğunu ve kutlandığını, bu kutlamalarda yaprak dökmeyen ağaçlardan bilhassa göknarın kullanıldığını bir çok makalelerinde vurgulanmaktalar.

Kuzey yarımküresinde   astronomik tanıma  göre , kış mevsimi  gündönümü,yılın en kısa gündüzünün ve en karanlık gecesinin  oluştuğu  21 Aralık tarihinin  bu yarım küredeki kavimlerce   törenlerle kutlandığını ve kendilerini aydınlığa kavuşturduğu için güneşe olağanüstü saygılarını gösterdikleri dile getirilmektedir.

Eski kış gündönümleri için tercih edilen ritüelin  dekoru;  yapraklarını dökmeyen bitkiler,Mısır’da  Tanrı RA için kutlamalarda toplanılan palmiye dalları veya Romalı’larda  25 aralıkta    güneş tanrıları   Sol   İnviktus’a taptıklarına dair bazı kanıtlar mevcut.    Aralık    ayı boyunca kış  gündönümü ile sona eren bir  hasat sonu festivali olan  Saturnalia‘da yapraklarını dökmeyen ağaç çelenkleri kullanılırdı.

Kuzey Amerika’da bir  çok Kızılderili kabilenin uzun süreler kış gündönümünü törenlerle kutladığı da bildirilmiştir. İran’da  Shab -e Yalda  ve bağımsız olarak  Çin’de Dongzhi festivalleri  bu dönemlerde olmuştur.

Montana   Üni.Rektörü  Mahdavi;  “Eski Persler  kötü güçlerin  yılın en uzun ve en karanlık  gecesinde  en güçlü olduklarına inanıyorlardı.Aileler gece boyunca  uyumazlar  ,bir şeyler atıştırırlar  ,hikayeler anlatırlardı. Ardından sabahleyin güneş ışığı gökyüzünden süzülürken bunu kutlarlardı.

Tarihçi Troy Bickham’a  göre;”25 aralık görünürde bir   Hıristiyan bayramı olsa da ,pek çok Avrupalı  kış gündönümü kutlamalarından  gelen geleneklerin bu bayrama taşındığını bilmektedir.Örneğin ilahilerde anılan Noel’in 12’inci günü,  aslında Cermen Yula kutlamalarından alınmıştır. Bu kutlamalarda  özellikle  yılbaşı ağacının  sürekli kullanımı  eski kış gündönümü kutlamalarının görünür   kalıntısıdır” diye ifade  edilir.

Yine Ernst  Anschütz ‘ün ağaca  adanmış ilahisi İngilizceye “O Noel Ağacı” olarak çevrilse de ,orijinal Almanca ezginin adı basitçe göknar ağacı  anlamına gelen “Tannenbaumdur.

Halk arasında efsaneleşmiş  “ Noel Ağacı”,  kökeninin  kendisine atfedildiği dini reformcu Martin Luther ‘in hikayesi ise,  bilimciler  tarafından desteklenmiyor.

Efsaneye göre ; Noel arifesinde ormanda yürüyen Martin Luther,  bir göknar ağacının dalları arasında parlayan yıldızları gördü.Genç bir göknarı kesti,eve getirdi.Üzerine mumlar koydu  ve oğluna” Hz.İsa’nın  insanların dünyasına ulaşmak için yıldızlardan ayrıldığını hatırlattığını” söyledi. O  zamandan beri köylülerin  etrafında dans ettikleri , Orta çağda, göknar ağacı halka açık yerlerde yerini aldı.Alman Protestanlar diğer ülkelere de bu geleneği taşıdılar.Ancak bir asır sonrasında İngiliz Püritenler,İncil’deki tavsiyelerden yoksun olduğu için bu düzensiz tatile karşı çıktılar..1650’ ler de askerler Londra sokaklarında devriye gezerek günü kutlamaya cesaret   edenleri tutuklamaya başladılar.Ancak bu tepkiler başarısız kaldı.

19.yüzyıl ortalarına kadar Noel sarhoşluk ve sefahat zamanıydı. Noel bir nevi Hıristiyanların etik normlardan  kurtulduğu, bir içki ,kadın  kıyafeti giyme,şiddet ve şehvet karnavalına dönüşmüştü.

1830’lardan  sonra orta sınıf  halk tarafından ,Noel ağacının evlere taşınarak, onu ışıklarla,süs eşyaları ,melek ve yıldızlarla süsleyerek çocuklarının dışarıda sarhoş ve çılgın kutlamalardan kurtulup evde  eğlenmesinin yolu açılmıştır.

Hem Amerika ve hem  İngiltere kültürlerinin etkisi dünyaya yayıldıkça ,Hıristiyanların azınlıkta kaldığı ülkelerde bile ortak alanlarda Noel ağaçları  görülmeye başlandı.Dubai,Birleşik Arap Emirlikleri ,Honkong  ve Japonya ‘nın bazı kesimlerinde yılbaşı ağacı yaygınlaştı.

ABD.Noel’i 1878 yılında federal bir tatil olarak tanıdı.Önce halka açık alanda  göknar ağacı  dikildikten sonra 1923’ te Beyaz Sarayın Güney Çimenliği’nde yerini aldı.

Ve  kısa zamanda piyasa güçleri ,Noel’i evcilleştirmeyi   başardı. Fakat yine geçmiş Noel’ler’in iğrenç davranışlarının yerine  başka bir dinsizlik türü konulacaktı: Tüketimcilik.. !     ( James AT.Lencester.2021).

ABD’de 2017 yılı itibariyle yaklaşık  15000 adet yılbaşı ağacı fidanlığı vardı. Amerika’lıların  2017 yılında  satın  aldığı  48.5 milyon  Noel  ağacından % 45’ i ise yapay plastikten idi.

20.yüzyılın sonlarından  günümüze  kadar Türkiye’ye yüzünü çeviren batı ülkeleri, Doğu Karadeniz ve  Batıkaradeniz   göknarlarımızın tohumlarına ait  kozalakları ithal etmişler ve bunlardan oluşturdukları göknar   tohum  bahçelerinden milyarlarca yılbaşı ağacı üretmişlerdir. Zira bizim  yerli göknarlarımızın  zararlılara rezistantlığının  daha güçlü oluşu ,formlarının beğenilmesi v.d. üstünlükleri gibi özellikler tercih nedeni olmaktadır.

Son beş yıldır ise; gerek doğal yılbaşı ve gerekse yapay ağaçların ekolojik ayak izleri konusu gündeme getirilerek  ,ulaşımda yakınlık,kurumuş  gövdelerin  kompost olarak kullanımı konuları tartışılmaktadır.

Geçmiş milattan çok önceleri asırlara  ve kış gündemine  dayalı olan yılbaşı ağaçları ,dünyanın yarısında kelimenin  tam  manasıyle  yılın en karanlık  zamanında süslü ışıklarıyla umudu teşvik etme ritüeline inandırmaya devam ediyor,

Hayırlı ve sağlıklı yeni yıllar.

KAYNAKLAR :

Troy Bickam.2022  : Le Sapin de Noel est  une traditon  plus ancienne  que Noel. The Conversation.com.

James AT. Lencester.2021:  Le  ventre sordide  des Noels passes.The conversation.com.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Suat Tosun - Mesaj Gönder

# ayı

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.