Kötülük ve kardeşlik

               Bugün ülkemizdeki siyasi atmosfere bakıyorum da  “demokrasinin FAYDALARI vardır ama ZARARLARI faydalarından çoktur deme noktasına geldik.  Kamplaşmalar, ayrışmalar, iftiralar,kumpaslar,cinayetler,dövmeler,sövmeler,  çökmeler, hakaretler, haraç almalar,rüşvet almalar, iltimaslar,kadın cinayetleri,  sağlıkçılara saldırılar. Velhasıl-ı kelam(sözün özü), dinimizin de, yasalarımızın da  onay vermediği- yasak, suç  ve günah saydığı  akla hayale gelmeyen KÖTÜLÜK haberleri ile yatıyoruz, kötülük haberleri ile kalkıyoruz. Şu bir gerçek ki, bir toplumu ayakta tutan önemli faktörlerden birisi KÖTÜLÜĞÜN olmaması, diğeri ise ADALET terazisinin düzgün tartmasıdır. Adalet terazisini atiye bırakıp şimdilik birinci faktöre yani kötülük hususuna bakalım;  Dinimiz  kötülüğü yasaklamıştır. Nitekim Bakara Sure’si 169.Nah Suresi 90.Nisa Suresi 85. Fussilet Suresi 46.Casiye Suresi 15.Yunus Suresi 27.Enam Suresi 160. Ayet’lerinde  kötülüğün KÖTÜ olduğu, büyük günah içerdiği açık  seçik vurgulanmaktadır. Özellikle Yunus Suresi’nin  27.Ayet’inde  “KÖTÜLÜK işleyenlere gelince ……..… bunlar cehennemin ehlidirler ve  orada ebedi kalacaklardır” denilmektedir.  Görüldüğü gibi kötülüğün cezası çok şedittir, (şiddetlidir, ağırdır). %99,9 u Müslüman olan bir ülkede tüm bu Ayet’lere rağmen bu kadar kötülüğün olması çok üzücüdür ve bir o kadar da düşündürücüdür. Kötülük aldı başını gidiyor ve  ne yazık ki toplumu da beraberinde götürüyor. Biz Müslümanlar din kardeşiyiz, bizlere böyle öğrettiler.  Hatta halk arasında birisi abartılı bir söz söylediğinde” atma Cafer din kardeşiyiz” denilir.  Nitekim Hucurat Suresi’nin 10.Ayet’inde  “müminler ancak kardeştirler,öyle ise KARDEŞLERİNİZİN ARASINI  DÜZELTİN” deniliyor. Peki Yaradan’ımızın bu emrini  yerine getirme görevi  en başta kimlere düşüyor? El cevap  önce  elinde yaptırım gücü bulunan,  Anayasamızın 103.maddesinde  belirtildiği gibi “milletin  BÜTÜNLÜĞÜNÜ koruyacağına  ant içmiş olan  Cumhurbaşkanına, sonra başta Diyanet olmak üzere tüm din adamlarına düşmekte ise de maalesef bu yapılmadığı gibi  KOLTUK UĞRUNA“ parçala- böl-yut” siyaseti güdülmektedir. Allah, Peygamber sözcüklerini ağızlarından düşürmeyen, gösterişli ibadetlerle ortalıkta dolaşanlardan  Allah’ın Ayet’inde yazılı “kardeşlerinizi n arasını düzeltin” emri gereği yerine getirilmediği gibi tam aksine bizdendir-değildir  ayrımcılığı  yapılmakta ve hatta körüklenmektedir. Devletin bekası,bu milletin huzuru için  altılı masanın ve özellikle  sayın Kılıçtaroğlu’nun “bu milleti kucaklaştıracağız”  sözünü  sizlerden de duymayı ve yerine getirmeyi  bir Müslüman ve  bir T.C vatandaşı ve bu vatan için Çanakkale’de canını vererek şehitlik mertebesine  ulaşmış Ziver Candedir’in torunu olarak  ummak ve beklemek en doğal hakkımdır diyorum. Hoşça Kalın.                                         

                                                        NEREDEN NEREYE

 Adana’nın bir ilçesinde orman idaresinin avukatlığını yapıyorum.ilçede lise açıldı ama öğretmen sıkıntısı var, “kurdun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler” misali  Üni.mezunu olduğumuz için ziraat mühendisi ile ben  bazı derslere giriyoruz.Ben Fransızca derslerine giriyorum.Çok da başarılı ! oldum, defter, kalem,silgi,kapı, pencere gibi bazı kelimeleri öğrettim, bunları su gibi! biliyorlardı.  Ben sınıfa ilk  girdiğimde 3-4 ay öğretmensiz kaldıkları için olacak ki  nerede ise sınıfta birdirbir oynayacaklar. Yüksek sesle ”oturun” dedim. Bir öğrenci oturmadı. Sen niye oturmuyorsun dediğimde “kabadayı tavırları içinde   canım oturmak istemiyor ” diye cevap verince  bir güzel!  patakladım. Baltayı taşa vurmuşum, kaymakamın oğlu imiş, bu nedenle dokunulmazlığı varmış  gibi muamele gördüğünden şımartılmış. Akşam olunca lokalde kaymakamla  beraber briç, bezik gibi oyunlar oynardık, bu konuyu hiç gündeme getirmedi.  Şimdi ise  öğretmenin  bir çocuğu darp etmesini bırakalım kulağını bile çekse ebeveynler soluğu mahkemede alıyorlar..

                     Sayın okurlar,ey yazar sen çocukların öğretmenler tarafından  dövülmesini mi savunuyorsun diyebilirsiniz,kesinlikle  böyle bir düşüncem yoktur ve olamaz da ancak bizler “nush ile uslanmayanın hakkı kötektir” yani nasihat ile uslanmayanın hakkı dayaktır, keza “öğretmenin vurduğu yerde gül biter” ve hatta okula kaydedilirken ebeveynlerimizin öğretmene hitaben ”eti senin kemiği bizim” diyerek öğretmene dayak hususunda açık çek verilen dönemlerden geldiğimiz için   o dönemleri gündeme getiriyorum ki bu günlerle kıyaslama yapılabilsin yani neredeeeen nereye diyebilelim.

                          Not/Herkesin yeni yılını kutular, 2023 ün 2022 den daha güzel  geçmesini diliyorum. Hoşça kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhami Candemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.