Mülk sahibi kiracı muhabbetleri!

                 Gün geçmiyor ki kiraya verenlerle kiracılar arasında basına yansıyan bir problem olmasın. Tabi bunun değişiklik nedenleri vardır. Bu nedenlerden birisi, iktidarın  BİLİMSEL ekonomi kurallarını göz ardı ederek uyguladığı TÜRK TİPİ kuralların sonucu olarak ortaya çıkan  astronomik kira bedeli artışlarıdır, bir diğeri ise yeni kira HÜKÜMLERİDİR.Not/ Bu gün elimizde  KİRA KANUNU adı altında bir kira kanunu yoktur.Kira hususu Borçlar Kanununun içindedir,yani SIĞINMACIDIR. Bu nedenle kira kanunu demedim kira  HÜKÜMLERİDİR dedim ve diyeceğim. Nokta. Devam edelim. Bu günkü yazımda mülk sahibi-kiracılar arsındaki sorunların nedenlerinden birisi olarak gösterdiğim kira artışları olayını atiye bırakarak bu sorunlara neden olarak gösterdiğim diğer unsur yani KİRA HÜKÜMLERİ hakkında bir iki kelam etmek istiyorum.

                   Kira konusu hem ekonomik ve hem de sosyolojik anlamda  çok önemlidir. Geçmiş dönem iktidarları bunu anlamış olacaklar ki taaa 1955 yılında münhasıran (özel olarak) “gayrimenkul kiraları” adı altında 6570 sayılı kanunu yürürlüğe koymuşlardır. Bu kanun 56 yıl kullanılarak-içtihatların da katkısı ile-herkes  hakkını-hukukunu  bilir  hale gelmiştir. Keza bu kanunun uygulandığı dönemlerde yargı -süre ve masraf anlamında- vatandaşları bu günkü kadar bunaltmıyordu. Ne var ki AKP iktidarı bu kira hususunun önemini anlayamadığından  olacak ki  2011 yılında yürürlüğe koyduğu 6101 sayılı kanunla “kira kanununu” yürürlükten kaldırarak kira hususunu 6098 sayılı Borçlar kanununun içine sığdırıvermiştir. Yani dünün koskoca “kira kanunu” bu gün  Borçlar Kanununun içinde SIĞINMACIDIR.  

                      Sayın okurlar, kira kanunun bu yolculuğundan sonra gelelim halen meri olan Borçlar kanununun içindeki “kira hükümlerine”.  Kira hükümleri, Borçlar Kanununun “dördüncü bölümünün”299  ila  378.  maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kira hükümleri kanunda üç ayırım(kısım) halindedir. Birinci ayırım “genel hükümler” ikinci ayırım “konut ve çatılı işyeri kiraları” ,üçüncü ayırım ise “ürün kirası” dır.Hatta -af edersiniz-hayvan kiraları  için bile  üç madde halinde hükümler vardır(376,377,378). Bu maddeler ürün kirası ayırımının içindedirler.Nerede kalmıştık?Kira hükümlerinde.Öyle ise konuya dalalım bakalım neler var neler yok görelim;  Konu, genel hükümler ile konut ve çatılı işyeri kiralarıdır. Bu ayırımlar borçlar kanununun 339 ila 356.maddeleri arasındadır..

               Sayın okurlar , kira hükümlerinin “genel kısmı” ile  “konut ve çatılı işyeri kiraları” ile ilgili  339 ila 356.maddelerini  irdeledim ve hepsini yazıya döktüm. Ne var ki beş sayfa doldu. Gazetenin bana ayırdığı sınırı bu kadar aşamazdım,bu nedenle sadede gelerek-soruşturma sonucu ortaya çıkan fezleke misali- anlatmak istediğim ana konuyu özetin de özeti olarak  siz sayın okurlarla paylaşmak istiyorum.  KİRA HÜKÜMLERİ şöyle olacak diyor, böyle olmayacak diyor ama şöyle olmazsa mahkemeye veya icraya müracaat, böyle olmazsa mahkemeye veya icraya müracaat dışında çözüme yönelik bir husus yok. Mahkemelerin ve icraların durumu belli, hem masraflar çok ağır ve hem de  karar ve kesinleşme süreleri yılları alıyor, bu nedenle  kapıdan bir giren pişman bir girmeyen. Benim gibi eskilerin kullandığı “maşa varken elini ateşe sokma” diye  bir özlü söz vardır; Burada murat edilen maşa YARGIDIR.İşte bu yeni kira hükümleri sonucu ortaya çıkan sorunların halli her ne kadar mahkemeler ise de-yukarıda değindiğim gibi-mahkemelerin çok uzun sürmesi ve çok masraflara mal olması sonucu vatandaşın elini ateşe sokturarak nahoş(hoş  olmayan)       olaylara neden olmaktadır.  Öyle ise acilen yeni  yasal düzenlemeler yapılmalı. Örneğin tüm kira bedellerinin bankaya yatırılması zorunlu hale getirilerek 3 ay 5 ay neyse kira bedelini yatırmayan kiracılar hakkında-banka hesapları müstenit yapılarak-mahkemeye gitmeden icra yolu ile tahliye sağlanabilir veya iki, üç neyse noter tarafından düzenlenen ihtarnameye muhatap olan kiracılar hakkında da bu ihtarnameler müstenit gösterilerek mahkemeye gitmeden icra yolu ile tahliyeler sağlanabilir ve hatta bu ihtilafların bir çoğunun  arabulucular kanalı ile halli yoluna gidilebilir diyorum. Yoksa bu gidişle kiracı- mülk sahipleri arasındaki istenmeyen olaylar çığ gibi artacak. Benden söylemesi. Hoşça kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhami Candemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.