Büyük çöküşün ayak sesleri

XIV. yüzyıl  İslâm medeniyetinin yüz akı olan Endülüs’lü İbn-i Haldun meşhur eseri Mukaddime de devletleri ve medeniyetleri insanlara benzeterek onlara bir ömür biçer ve her devletin bir ömrü olabileceğini savunur. İnsanlık tarihi onun bu iddiasının doğruluğunu kanıtlayan örneklerle doludur. Devletlerde insanlar gibi doğarlar, gelişirler ve ihtiyarlayıp yıkılırlar. İnsanları ölüme götüren hastalıklar olduğu gibi devletleri de yıkıma götüren toplumsal hastalıklar vardır ve yıkılmadan önce bu hastalıklar kendini mutlaka gösterirler. Hastalıklar tedavi edilerek insanı sağlığına kavuşturmak mümkün olduğu gibi devletleri yıkıma sürükleyen toplumsal hastalıklar akıllı devlet adamları tarafından zamanında tedbirler alınmak suretiyle hem devletin ömrünü uzatmak hem de sağlıklı bir toplumsal hayatı devam ettirmek mümkündür.

Uzun insanlık tarihinin bilinen en büyük ve uzun ömürlü imparatorluklarından biri şüphesiz Bizans İmparatorluğudur. Tarihi içinde onu yıkımla yüz yüze getiren çok olaylarla karşılaştığı bilinmektedir. Zaman zaman akıllı devlet adamları, zaman zaman da kendi dışında gelişen bazı olaylar onu yıkılmaktan kurtarmış ve ömrünü uzatmıştır. Ancak tarih öyle bir olayı kaydetmiş ki buna şahit olan devletin artık hayatta kalması mümkün değildir. Fatih’in  İstanbul’u almak için şehri kuşattığı bir dönemde Ayasofya’da toplanan papazlar meleklerin cinsiyetini tartışıyor, onların dişi mi, erkek mi olduğunun kararına varıyordu. Artık bu devletin yaşaması mümkün değildi ve Fatih şahi adını verdiği toplarla sadece İstanbul’un surlarını yıkmıyor, cehaletin pençesinde son çırpınışlarını yapan Bizans’a da öldürücü darbeyi indiriyor ve o büyük imparatorluğu tarihin mezarlığına gönderiyordu.

Osmanlı İmparatorluğu da şüphesiz insanlık tarihinin tanıdığı en büyük  imparatorluklarından biridir.  Hem yaşı hem de büyüklüğü itibariyle tarih bunun şahitliğini yapmaktadır. Kurulduğu 1300 tarihinden kuruluşunu tamamladığı 1453 tarihine kadar ideal dönemini yaşadığı bu devlet İstanbul’u fethederek imparatorluğa evrilmiştir. Güçlü ordusu, zengin maliyesi, ilmi ve aklı önceleyen medreseleri, adaleti sağlayan güçlü devlet kurumlarıyla bunu çoktan hak etmişti. XVI. yüz yılın sonlarına gelindiğinde gücünün doruğuna ulaşmış, otoriteyi elinde tutan son padişahını da kaybetmişti. Bundan sonra devlet yeni bir aşamaya giriyor, sınırlarda bekleyen her nevi toplumsal hastalıklara gümrüklerini açıyor, yeni dönemin getirdiği rehavetle toplumsal hastalıklar yayılma ve öldürücü darbelerini indirme için güç toplama hazırlığı yapıyorlardı. Sessiz ve derinden yapılan bu hazırlıkların XVII. Yüzyılın ilk yarısından itibaren su yüzüne çıktığını Kâtip Çelebi’nin MİZÂNÜ’L-HAK Fİ İHTİYÂRİ’L-EHAKK  adını verdiği kitabından öğreniyoruz. Günümüz Türkçesine  İHTİLAF İÇİNDE İTİDAL adıyla Prof.Dr. Süleyman Uludağ tarafından kazandırılan bu kitap işte bu toplumsal hastalıkların bir kısmını zamanın devlet adamlarını ikaz için tespit etmiş ve ilgililere takdim etmiştir. 

 Prof. Dr. Süleyman Uludağ XVII. yüzyılda cihan imparatorluğunun başkenti İstanbul’da din adına tartışılan konuları kitabının arka kapağına kısaca şöyle not düşmüştür. “Müzik caiz midir? Semanın hükmü nedir? Tütün içmek caiz midir? Afyon ve diğer keyif verici maddeleri kullanmanın hükmü nedir? Hz. Muhammed’in annesi ve babası imanla mı ölmüşlerdir? İbn Arabî tekfir edilebilirmi? Firavun’un imanı kabul edilmiş midir? Yezid’e lanet okumak caiz midir? Bid’at nedir? Kabir ziyaretlerinin hükmü nedir? Rüşvet ve hediye arasındaki fark nedir? Hz. Hızır hayatta mıdır?

Kâtip Çelebi zamanında (XVII. Yüzyılda) din adamları bu ve benzeri konularda iki gruba ayrılarak tartışıyor, birbirlerine acımasızca hücum ediyor, hatta halkı da yanlarına çekerek fitne çıkarıyor, buna da din ve ilim diyorlardı. Kavga bir medrese-tekke, müderris şeyh, molla derviş boğuşması halini almıştı”

İşte cihan imparatorluğunun başkenti selatin camilerinde din adına konuşulan bu konulardı. İlim üretmekten uzaklaştırılan medreseler duruma çözüm getirmekten ziyade seyirciliği tercih ediyor, ya da taraf olarak tartışmaya katılıyorlardı. Bu durum bilene ve işitene elbette çöküşün ayak sesleriydi.

Geçtiğimiz hafta bir öğle namazından sonra ilimiz müftüsü kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında kayınvalidesinin rahmetli olduğunu cemaate söyledi. Baş sağlığı için bazı il müftülerinin kendisini ziyarete geldiğini, ayrıca ilahiyat fakültesi dekanının da bu ziyaret için aramızda olduğunu söyledi ve misafirlerini yanına çağırdı. Biri Kur’an okudu, biri dua yaptı. Biri de ayağa kalkarak kısa bir konuşma yapacağını söyledi. Cemaat sessizce olanları dinledi. Konuşmasında amel-i  salihten bahsetti. Amellerim Allah (C.C.) nezdinde kabul görmesi için kuralları olduğundan bahisle sözü namaza getirdi. Namazın şartlarının 12 olduğunu, bu şartlardan altısının namazdan önceki şartlar olduğunu, diğer altısının ise namaz kılarken yerine getirilmesi gereken şartlar olduğunu söyledi. Bu şartlara riayet etmeyen kişilerin namazlarının kabul olmadığını, olmayacağını söyledi ve bir örnek verdi. “Secde namazın içindeki şartlardan biridir. Secde yaparken yedi uzvun yere gelmesi gerekir. XX. Yüzyıl başlarında yaşayan bir mümtaz(!) efendi yazdığı kitapta bu uzuvlar (Alın, burun,el içleri ve dizler) yere gelmezse namazın kabul olmayacağını kitabında yazmış. Ayrıca secde halinde iken ayak parmaklarının hepsi kıbleye gelecek şekilde yere yatırılmalıdır. Ayak tarak kemikleri yere gelecek olursa namazın kabul olmayacağını söyledi”

 Bir vefat dolayısıyla din adına en yetkin insanlar tarafından camide söylenenler işte bunlar. Bu sözler “zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız” hadisine ne kadar uygun düşüyor bilemem. Bildiğim ve gördüğüm odur ki cemaat her geçen gün azalıyor. Gençler her geçen gün camiden uzaklaşıyor. Dinin esasından uzaklaştıkça mübarek dinimiz için toplumda “çöküşün ayak seslerini” ilgililer duyuyor mu?

Bir başka konuda buluşmak üzere kalın sağlıcakla.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Dinç - Mesaj Gönder

# tedavi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Bolu Gündem Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Bolu Gündem hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Bolu Gündem editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Bolu Gündem değil haberi geçen ajanstır.

02

Mert - İlk Türk devleti Asya Hun Devletidir. Hunlar Çinlilerle savaşmışlar ve yıkılmışlardır. Şu an 16. Büyük Türk Devleti T.C. dir. Orta Asya da çin o günden bu güne ayakta ve süper güçtür. Demek ki aklını kullanan devletler yıkılmıyor. 15 devlet nasıl yıkıldı övünmek yerine sorgulamalıyız ki gerekli tedbirleri alalım.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 23 Ocak 15:58
01

Bolulu - Neden çökmüş biliyormusunuz akillarini calistirmamislar ve hep gayri muslimleri haraca baglamislar ,gayri muslimlerde akillarini kullanarak bunlari nasil alt edecegimi ögrenmisler ,teknolojiyle ,silah top tufek icat etmisler buharli makinalari icat etmisler ,o zamandan bu zamana hicbirsey degismedi ,elin adami teknolojide cıgir acarken bizm sarlatan medya halen namazda oksururseniz namaziniz bozulur oructa gozumuze su kacarsa orucunuz bozulur zirvaliklariyla bizi uyutmaya devam ediyor ,halen anlamiyormusunuz diş güc falan yok biz aklimizi kullanmadikca kölelelige mahkum olmaya devam ederiz

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 23 Ocak 10:46

REALTY WORLD'DEN ÖRENCİKTE SATILIK YATIRIM FIRSATI

REALTY WORLD EMLAK DÜNYASININ GÜVENİLİR MARKASI ÖRENCİKTE YOL KENARI 2 KAT İMARLI 30 METRE YOLA CEPHELİ ELEKTRİK-SU-YOL-TÜM ALTYAPI HAZIR...

REALTY WORLD ILYAS ÖZÇELİK GAYRİMENKUL

KASAPLAR'DASATILIK 4 KAT İMARLI ARSA.DEĞERLİ YATIRIM

REALTY WORLD EMLAK DÜNYASININ GÜVENİLİR MARKASI KASAPLAR BÖLGESİNDE 4 KAT İMARLI VİLLA İÇİN UYGUN ÇOK KULLANIŞLI 409 METREKARE KUPON ARSA DETAYL...

REALTY WORLD ILYAS ÖZÇELİK GAYRİMENKUL

*RW'DEN; LÜKS YAPILI&GENİŞ, 3 YILLIK BİNADA 3+1 SATILIK DAİRE*

REALTY WORLD EMLAK DÜNYASININ GÜVENİLİR MARKASI * AŞAĞI SOKU MAH.ARÇELİK YOLU ÜZERİNDE * SOSYAL BİLİMLER LİSESİ KARŞISI , ADLİYE YAKININDA...

REALTY WORLD ILYAS ÖZÇELİK GAYRİMENKUL

ALTIN EMLAK'TAN TURİZM BÖLGESİNDE MÜSTAKİL EV FIRSATI

ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ ​MUDURNU TAŞKESTİ İLÇESİNDE BOLU MERKEZ 1 SAAT ABANT TABİAT PARKI 40 DK MESAFEDE  SAROT TERMAL PARK'A 10 DK ...

05301564817 ÖZGE VARLIK

KİRALIK 3+1 DAİRE ALTIN EMLAK'TAN

ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ CADDE ÜZERİNDE 3+1 EBEVEYN BANYOLU2 ADET BALKONLU(YAKIN ZAMANDA BİRİ KAPANACAKTIR)SIFIR DAİRE KİRALIKTIRİŞLETME A...

05301564817 ÖZGE VARLIK

DAĞKENT TOKİ 2+1 KİRALIK DAİRE ALTIN EMLAK'TAN

ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ BOLU MERKEZE BAĞLI DAĞKENT MEVKİİNDE A.İ.B.Ü TIP FAKÜLTESİNE YAKIN KONUMDA BULUNAN DAĞKENT TOKİ 2. ETAP'TA GÜNEY-...

0(530) 156 48 17 ÖZGE VARLİK

ABANT'A YAKIN KONUMDA YOLÇATI KÖYÜNDE SATILIK VİLLA

ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ'NDEN ​ BOLU MERKEZE SADECE 5 DK. ABANT KAVŞAĞINA 2 DK. UZAKLIKTA MERKEZE BAĞLI YOLÇATI KÖYÜ İ...

0(374) 222 34 14 ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ

BOLU PİRAHMETLER KÖYÜ'NDE SATILIK 6.737M² ARAZİ

ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ'NDEN BOLU MERKEZE BAĞLI PİRAHMETLER KÖYÜNDE KÖY MERKEZİNE 1.2 KM MESAFEDE BULUNAN ARAZAMİZ 6...

0(374) 222 34 14 ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ

ABANT'A YAKIN YOLÇATI KÖYÜNDE VİLLA YAPIMINA UYGUN 612 M² ARSA

ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ'NDEN BOLU'NUN VE ÇEVRE İLLERİN EN GÖZDE TURİZM MERKEZİ OLAN ABANT TABİAT PARKINA 18 KM...

0(374) 222 34 14 ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ

ABANT'A YAKIN KONUMDA SİTE İÇİNDE SATILIK 2+1 VİLLA

ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ'NDEN ​ BOLU MERKEZE SADECE 10 DK. UZAKLIKTA TURİZMİN GÖZDE MERKEZLERİNDEN ABANT YOLU ÜZERİND...

0(374) 222 34 14 ALTIN EMLAK BOLU MERKEZ TEMSİLCİLİĞİ