Özübek; “Tüm sağlık çalışanlarının ücretleri arttırılmalı”

Özübek; “Tüm sağlık çalışanlarının ücretleri arttırılmalı”

Türk Sağlık-Sen Bolu Şube Başkanı Furkan Özübek, Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde yaklaşık 200 üyesiyle birlikte yaptığı açıklamada; “Tüm sağlık çalışanlarının ücretlerinde artış yapılmalıdır” diye konuştu.

Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir araya gelen Türk Sağlık-Sen üyeleri, “Sağlık ekip işidir” yazılı pankart açtı. Türk Sağlık-Sen Bolu Şube Başkanı Furkan Özübek, yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi; “Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca TBMM'de yaptığı açıklamada Pratisyen hekimlere 2 bin 500, uzman hekimlere 5 bin TL'lik bir ücret artışı yapacaklarını ifade etmesinin ardından Türk Sağlık-Sen olarak tüm sağlık çalışanlarının ekonomik sıkıntı yaşadığı ve hepsinin ücretlerinde zam yapılması gerektiğini ifade etmiştik. Sayın Bakanın açıklamasından birkaç saat sonra bir önerge ile söz konusu düzenleme TBMM'de kabul edilmiştir. Böylesine bir süratle yapılan düzenleme ile sağlık çalışanlarını yok saymak, onların yaşadığı ekonomik sıkıntının görmezden gelinmesi, kayıplarının dikkate alınmaması kabul edilemezdir.

Doktorlarımızın ücretlerinde artış yapılması zaruridir. Bu zaruret ebe, hemşire, sağlık memuru, sağlık teknisyeni, ATT, paramedik vb. sağlık çalışanlarının tamamı için de vardır. Tüm sağlık meslek mensuplarının ücretlerinde artış yapılmalıdır. Çünkü ekonomik olarak tüm çalışanların ciddi kayıpları vardır. Bu durum mutlaka düzeltilmeli; kayıplar telafi edilmelidir.

SAĞLIK HİZMETLERİ BİR EKİP İŞİDİR”

Sağlık hizmetleri bir ekip işidir. Ekibin büyük bir bölümü görmezden gelinemez. Zam, doktorlarımız için de geriye kalan tüm sağlık personelimiz için de gereklidir. Türkiye Kamu-Sen olarak tüm kamu çalışanları için ek zam talep ettiğimiz ve bunu Israrla vurguladığımız bir dönemde sağlık çalışanlarının arasında yapılacak bir ayrımı kabul etmemiz mümkün değildir. Ayrımcılık yapılarak, çalışma barışı bozularak bir yere varılamaz. Yapılması gereken tek şey, tüm sağlık çalışanları için geçer, makul ve kapsayıcı bir artıştır.

Sayın Bakan bunun hayata geçmesi için çaba sarf etmeli, tüm sağlık çalışanlarını sevindirecek bir müjde vermelidir.

VERİRKEN CİMRİ ALIRKEN BONKÖR

Hazine ve Maliye Bakanlığı yeniden değerleme oranlarını 6,2 olarak belirledi. Buna göre vatandaştan alınacak vergi, resim ve harçlar 6,2 oranında zamlanacak. Bir tarafta memur ve emeklilere %5+7 zam yapılırken diğer tarafta vergilerin 6,2 artması büyük bir tezat içeriyor. Vergi öderken 6,2 zamla karşılaşıyoruz ama cebimize giren para sadece %5+7 artıyor. O da resmi olarak ücretlere dayanmış enflasyon kadar bile değil. Verirken cimri alırken bonkör olunca çalışanların bir cebine girmeden öbür cebinden fazlasıyla geri alınan zamlarla karşılaşıyoruz.

EK ZAMAN İSTİYORUZ

Dolayısıyla sürekli değer kaybeden memur maaşının da yeniden değerlemeye ihtiyacı var. Bu noktadan bakınca kamu çalışanlarının gelirlerinin erimemesi için makul olan oranın en az yeniden değerleme oranı olan 6,2 olması gerekiyor. İşte bu yüzden biz, "Nimette de külfette de adalet" diyoruz. Bu adaletin sağlanması için derhal maaşlara 1000 TL seyyanen zam ve ayrıca %3 refah payı istiyoruz. Maaşlar enflasyon karşısında hızla erirken, döviz ve altın kurlarındaki hareketlilikler bu erimeyi daha da hızlandırmaktadır. Toplu sözleşme görüşmesinde dile getirdiğimiz refah payı uygulamasındaki ısrarımızdaki haklılığımız bu gelişmelerle bir kere daha görüldü. Enflasyon farkı ödemesinin maaşlardaki erimeye çare olmadığı ortaya çıktı. Bu noktada kayıpların karşılanması amacıyla ek zam talebimizin bir an önce hayata geçirilmesi, bunun yanında refah payı uygulamasının yürürlüğe konulması konusunda israrlı talebimiz devam etmektedir.

SATIN ALMA GÜCÜ DAHA DA GERİLEDİ

TBMM'de devam eden Bütçe görüşmelerinde kamu görevlileri için yeni düzenlemeler yapılmalı ve bütçeden memura müjde çıkmalıdır."

Dövizde yaşanan artış, elektrik, doğalgaz, benzin fiyatlarına yansıması, üretim girdi maliyetlerindeki yükselme, temel mal ve hizmetlere gelen yüksek zamlar, dar ve sabit gelirli milyonlarca ailenin geçim şartlarını daha da ağırlaştırdı. Günbegün artan fiyatlar karşısında zaten yetersiz olan ücret gelirlerinin satın alma gücü daha da geriledi..

ZAMLAR AYRIŞTIRICI OLMASIN

Kasım 2021 ayı sonucuna göre; Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlik sınırı) 3.191,55 TL'ye, Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 10.395,91 TL'ye, bekar bir çalışanın 'yaşama maliyeti' ise aylık 3.902,57 TL'ye yükseldi.

Hal böyle iken sayın bakanın sağlık hizmetlerinin bir bütün ve ekip işi olduğunu hatırlayarak zamların ayrıştırıcı değil kapsayıcı olacak şekilde yeniden ele alıp hayata geçirmesi için çaba sarf etmeli, tüm sağlık çalışanlarını sevindirecek bir müjde vermelidir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum