SEVGİ

İnsan yaşamının çalar saati gibidir takvim yaprakları. Düşen her yaprak insan ömründen düşülen bir günün işaret fişeği gibidir. Her yaprakta yazılıdır geçmişin acı tatlı anıları. Yılın 365 gününde yazılıdır tarihi yaşananlar. İşte kalın kalın yazılmış “14 Şubat Sevgililer Günü”

O gün yazılı ve görsel basın sevgi üzerine dizelemişlerdi söz ve yazıların formatını. Dönemin zaman merdanelerinde şekillenen zor günlerin yaşandığı sevgisiz ortamlarda “sevgiyi” nasıl bulacaklarının peşine koşturmaya başlamışlar insanlar.

Yazılı basında magazinlerde geçen sevgiyi bir başka yazıyordu lügatlar. Sevgi; insanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygudur diyordu. Ya seviliyi! Sevgiliyi de, sevgi ve bağlılık duygularıyla sevilen, aşık olunan kimse, dost, yar diye açıklıyor.

Kimi dostluklar iki ayrı bedende çarpan yürekler, birbirinden beslenen bir tek can gibidir. Eğer iki beden bir yürekten şarj ediyorsa duyguları, orada riya olmaz. Orada çıkar, orada kötü niyet barınmaz.

Sevgide şaklabanlık, sevgide toplum değerlerini hiçe sayarcasına bedenleri birbirine dolaştırıp insanları tahrik yoktur. Seven gönüllerde bulunur ortak noktalar. Seven gönüllerde yardımlaşma, bağlılık, hoşgörü, saygı ve gönül dolusu sevgiler bu sevgiden doğar. Güç sevgide güven sevgide boy verir. 

Sevgi saygıda bütünleşen, gözlerden gönüllere yol bulup ığıl ığıl akıveren bir duygudur.

Bu yazı toplam 1374 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.