Ulusun egemenliğine dayalı bağımsızlık

Her konuda özgürlüğün anlamını özgür olanlara değil, olmayanlara sormalı. Nelerin yapılıp nelerin yapılamadığını 86 yıl önce uğruna kan akıtıp can verenler yaşadıklarını çocuklar yaşamasın diye, ulusun egemenliğine dayalı tam bağımsızlık ilkesiyle Cumhuriyetin temellerini atmışlar.

Bir ulusun geleceğini gençlerde gören düşünce, 23 Nisan’ı Çocuk Bayramı olarak çocuklara armağan etmiş. Çocuklar, iyi eğitilecek iyi öğrenim görecekler, bilimin derinliğinde sanatın inceliğini öğrenecekler, vatan millet bayrak sevgisiyle dolu dolu yetişecekler, milli ülküde yeşeren sevgi bağıyla birbiriyle kenetlenecekler.Çocuklar bağımsızlık türküleri dinleyecek, özgürlüğün kıymetini bilerek büyüyecekler. Çocuklar büyüyecek, hakimiyet, kayıtsız şartsız milletindir bilinciyle omuz omuza vererek bölünmez bir milleti oluşturacaklar...

Atatürk, 23 Nisan’ı çocuk bayramı olarak ilan ederken, ülkeyi yönetenlere mesajı;geleceğinizi düşünüyorsanız, bu çocukları iyi yetiştirin olmalı. Her 23 Nisan’da kır çiçekleri gibi renk renk çocuklar. Çocukların elinde Atatürklü bayraklar, dillerinde “Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan” sözcükleri. Bu sözcükler belki Ata’nın sağlığında daha coşkulu, daha gür çıkıyordu. Çünkü o; çocuklar için çok şeyler yaptı. Yapılanları hatırlamamız, çocukların eğlenip gülmesini unutmamamız için yılın bir gününü onlar adına bayram yaptı.

Günümüzde dünya çocuklarına tanınan olanaklara bir bakalım. Sunduğumuz eğitim-öğretime bir bakalım. Okullarımızda sınıflarımızın durumlarına bir bakalım.Okullarımızdaki öğretmen kadrolarımıza bir bakalım. Laboratuvar atölyelerimize bir bakalım. Öğrencilerimize bir bakalım. Akşamdan düşünüp sabah uyguladığımız sistem değişikliklerine bir bakalım. Okulu bitiren her öğrencinin bir üst okula gidebilmek için, dershaneye gitme zorunda hissetmesine; okullarımıza olan güvensizliğine bir bakalım. Yüksekokul öncesi getirilen ayrımcılığa bir bakalım. Kafaların iç aydınlığı yerine, dışının kapanıp açılmasına bir bakalım.

Bir bakalım derken, fazla geç kalmış olmayalım. Teknolojilerin çok hızlı değiştiğinin farkına varalım. Farkına varalım ki, zamane çocuğundan önce davranıp öğrenelim alemin ne yaptığını da kendimize çeki düzen verelim.

Çocuklar demesinler ki, her bayramda bizleri duygusal sözcüklerle coşturup gerçeklere gözümüzü kapattınız. Söyler misiniz siz bizim için ne yaptınız, ne yapıyorsunuz?

Dünya çocuklarıyla kendilerini kıyaslayıp sizler yalan söylüyorsunuz derlerse ne cevap vereceğiz?

Bütün bunlara karşın gene de övüneceklerimiz olmalı. Derdini anlatmaktan aciz Türkçe konuşmasını unutan çocuklar yetiştirmesini becerebildik. Döner bıçaklarıyla sınıflarda gösteri yapma becerisini kazadırabildik. Tiner bağımlısı yapıp kapkaç çabukluğunu öğretebildik...

İlimizde bir 23 Nisan’ı daha coşku içinde kutladık. Sahada görevli öğrencilerin sahayı terk ettiklerinde, bu çocuklar kendi bayramlarında kendi arkadaşlarının gösterilerini açık tribünün yarısına almak suretiyle izletme olanağı niye sağlamıyoruz diye düşündüm. Bir önemli şey daha düşündüm, konuşmalarda çok önemli olan ses düzeni neden hala bozuk?

Ulusca nice 23 Nisanlara birlik-beraberlik içinde kavuşmak dileğiyle.

27.04.2006

Bu yazı toplam 571 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.