YILMAZ'DAN, ÖZCAN'A AĞIR SÖZLER:

YILMAZ'DAN, ÖZCAN'A AĞIR SÖZLER:

YILMAZ'DAN, ÖZCAN'A AĞIR SÖZLER:

ALLAH DÜŞMAN VERECEKSE AKILLI DÜŞMAN VERSİN

Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan'ı belediyenin kadrosundan çıkardığı işçilere yazdığı mektup nedeniyle çok ağır sözlerle eleştirerek, “Allah düşman verecekse akıllı düşman versin. Böyle düşman vermesin. Ben milletvekili olduğu zaman da demiştim. 'Bolu'nun bir ayıbıdır' demiştim. 'Ama Bolu halkı seçtiği için saygı duymak zorundayız.' Bir seferde Bolu'nun lehine iş yapsın. Böyle siyasetin Allah belasını versin” dedi.

Yılmaz dün düzenlediği basın toplantısında Tanju Özcan'ı sert sözlerle eleştirmeye devam etti. Yılmaz, Özcan'ın işçilere yazdığı mektubu göstererek, “Bolu'da yapılacak bir işi gündeme getirsinler de onun lehinde aleyhinde konuşalım. Bolu bundan istifade etsin ama bunların hepsi bir seviye gerektirir. Birisi bunları açıklarken 'çukur' tabirini kullanmış. Benim üstadım demiş ki 'çukur bile bir seviyeyi tespittir'. Bunlar çukurdan da seviyesizler demiş. Bende bazen bu tabirleri kullanıyorum, bu tabirleri kullanmamdaki sebep şu; maalesef mide bulandırmak, iftira atmak, siyasi şov yapmak bizim siyasi kültürümüzün seviyesi halinde oluyor” dedi.

FAZLA PERSONEL BELEDİYENİN ÜZERİNDE KAMBUR OLARAK KALMIŞ
Belediye başkanlığı görevine geldiğinde fazla işçi nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını söyleyen Yılmaz, “Şu anda elimizde bulunan metin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, onun katip üyesinin antetli kağıdı ile Bolu Belediyesi'nden norm kadro fazlası 182 kişinin diğer resmi kurumlara gitmesi ile ilgili. Her belediyeden gidilen işçiye yazılan mektup bu vesile ile de sizlere açıklama yapmak mecburiyetinde hissediyoruz kendimizi. Belediyelerdeki fazla personel yükü geçmiş dönemden gelmiş ve çok büyük yük olarak da belediyelerin üzerinde kambur olarak kalmıştır. Biz ilk belediye başkanı seçildiğimizde bu fazlalık dolayısıyla sıkıntıya girmiştik bunu çözmek için de çaba harcamıştık. Ve bu çabalar içersine de şu anki milletvekili, o zaman ki zaten bu işlerin bir kısmının alınmasına vesile olan idarenin mensubuydu. Aynı zamanda biz bunların çözümüne ilişkin çalışmalar yaparken de herkese yalvardık işlerimize, sendikaya, siyasi partilere, basına yalvardık. Dedik ki 'bu insanlar yüzünden şöyle bir sıkıntımız var. Hukuki bunların çözümü için iki aylık izin çıkarsak ücretsiz izine bunu 1-2 yıl içersinde normale çıkartırız' demiştik. Sayın milletvekili de o dönemde 'Arkanızda biz varız CHP olarak, hiç kimse size dokunamaz'. Biz kimseye de dokunmak istemedik işlerimizde defalarca görüşmüş olmamıza rağmen işlerimizi de ikna edemedik. Herkese yalvardık, kimseye derdimizi anlatamadık” diye konuştu.

YARDIM ETSELERDİ 117 İŞÇİ ÇIKARTILMAYACAKTI
Yılmaz yardım edilmesi durumunda 117 işçinin işten çıkartılmayacağını açıklayarak, şöyle konuştu: “Bu konuda sıkıntı olan şeyleri çözmek bizim vebalimiz, yoksa kul hakkına gireriz o dönemde çıkartmak zorunda kaldığımız bunlar eğer yardım etselerdi hiç biri çıkartılmayacaktı. 117 işçiyi çıkartmak zorunda kaldık. Tamamen maaşlı olarak çıkarttık ama bunlar dediler 'Gitmeyin işe ha biz sizi geriye döndüreceğiz'. Olan kime oldu, bize gelip de devam edeceğiz iş bulduğun yere gideceğiz diyenler şu an işlerinde, diğerleri nerede bu insanlara bu şekilde gaz vererek ne yaptınız? İşlerinden ettiniz. Ne yaptınız sonra bunları seçimlerde kullandınız. Bunları hep kullandınız”
182 işçinin ismi belirlenirken hiçbirinin ismine bakmadığını ifade eden Yılmaz, “Şu anda norm kadrosu olarak hala 182 kişi var. Kanun çıkmış çıkartmayacağız dedikleri AKP'nin sahtekârlığı diyor. AKP'nin sahtekârlığı değil bu. Bu şu yazıyı yazanın sahtekârlığı. AKP kanun çıkartmış, norm fazlası şuralara gidecek diye kanun çıkartmış. Kanun sahtekârlığı olur mu? Kanunun uygulaması olur, kanun uygulamak yetmiyor oradan da bize çamur atıyor. Diyor ki kendilerinden olan, kendilerinden olmayan. Biz ilk 117 kişiyi bunlar yüzünden, bu milletvekili yüzünden göndermek zorunda kalırken de son giden ilk çıkarken prensibi ilan etmiştik. Burada da emekliliği gelenlerden geriye doğru gittik. Çıkanların hiçbir tanesinin ismini okumadım. Hiçbir tanesi ile de ilgilenmedim. Niye? Hissiyat girmesin diye. Çünkü bunların içerisinde olmazsa olmaz gitmemesi gereken insanımız var. Ben prensipleri bozmamak için listeyi bile okumadım”

“BU YALANCI, YALANLARIYLA İKNA EDİCİ OLABİLİYOR”
Tanju Özcan'ı ayrımcılık yapmakla suçlayan Yılmaz, şöyle konuştu: ”Ben bizden olan, sizden olan ayrımı hiçbir kişi, bir işçim söyleyebilir mi? Ki belediye de siyaset yaptığımı nasıl bu saygısızca, seviyesizce aşamaları yapma nezaketini Bolu'da milletvekili olmuş bir sayın seviyeli arkadaşımız ifade edebilir üzülüyorum. Bolu böyle bir milletvekiline bırakıldığı için devam ediyor zaten işe yaramayanlar gönderildi diye beyanımız olmuş, ya biz emekliği gelmişleri gönderiyoruz ve bu konuyla ilgili defalarca açıklama yaptık. Bu konuda işçilerle oturup müzakere yaptım, gizli kapaklı bir şeyler yapmadım. Nasıl insanları bizden sizden ayıracak kafa yapısına sahip, bu siyasi mantığa aklım ermiyor. Ben belediye başkanı olduğumdan bugüne kadar insanları a, b partisi diye ayırma yaptıysam hepiniz buradasınız söyleyin, ama maalesef bu kadar seviyesiz çukur, alçakça ifadeler kullanılabiliyor. Hayatı yalan düzen üzerinde olan bir yapı, hatırlayın köyleri alırken neler denmişti, köyler meraları elden gidecek, köyler yaylalara çıkamayacak, köylüler su parasını çok yüksek ödeyeceklerdi, hayvancılık yapamayacaklardı, köylüler bu yalanları söyleyerek ciddi anlamda oy aldılar. Ben doğruyu söylediğim halde ikna edemem ama bu yalancı bu yalanlarıyla ikna edici olabiliyor”

“ALLAH AKILLI DÜŞMAN VERSİN”
Yılmaz, Özcan'ı eleştirmeye şöyle devam etti: “Bu tür düşünce yapısından, Allah düşman verecekse akıllı düşman versin, böyle düşman vermesin. Ben milletvekili olduğu zaman da demiştim. 'Bolu'nun bir ayıbıdır' demiştim ama Bolu halkı seçtiği için saygı duymak zorundayız demiştim. Bir seferde Bolu'nun lehine iş yapsın, bir çivi çakında şu milletvekili de Bolu'ya şunu kazandırdı desin. Polemiğin ötesinde şovun ötesinde insanları ayırmak ve tebrik etmek birbirine düşürmek için gayret sarf etmenin dışında herhangi bir işe yaramayan zavallı yapının düzelmesini bayram dolayısıyla dua ediyorum. 'AKP sahtekar' diyor, bir oy için böyle bir yapı netçe düşman istiyor, 4 ay geçti Bolu'nun lehine bir şey oldu mu? dün il başkanı olarak şamata yapıyordu, şu anda milletvekili olarak şamata yapıyor. İnsan şöyle bir yazıyı belediye ile belediye çalışanlarının arasını açmak için düşman yazmaz. İki yüzlülük yapmaktan öte nedir bu. Aramızın açılması ayrı bir hadise, insanları tefrik ederek, ben, sen, bizden, sizden gibi ayrıştırmaya milletvekili olmuş birinin düşmemesi lazım. Çukur bile seviye. En azından bir seviye”

BÖYLE SİYASETİN ALLAH BELASINI VERSİN

Yılmaz, “Böyle siyasetin Allah belasını versin” diyerek, tepkisini göstermeye şöyle devam etti:
”Bolu lehine icraat getir de tartışalım. Bunları tartışmak için basın toplantısı düzenlemek gibi boş vakti olan insan değiliz. Bolu'ya bizim yapacak çok işimiz var. Zavallılıktır bunlar. Şu anda bu yazıyı utanmadan gönderen adama yalan yazıyorsun, kanun uygulanıyor, kanun uygulanırken de hiç kimse ayırt edilmediğini bildiği halde şu yazının gönderilmesi gerekir mi? Böyle siyasetin Allah belasını versin”


HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
37 Yorum